image

PeyamaKurd - İran’da yayınlanan ve Kürdistan Bölgesi'nin terör örgütü IŞİD'e karşı mücadelesini konu edinen kısa filmlerin Kürdistan halkının duygularını yaraladığını ifade eden Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, bu konuda Tahran yönetimine tutumunu belli etmesi gerektiğini belirtti.

"Kürdistan Halkı küçük düşürülmeye çalışıldı"

İran'da yayımlanan filmlerle ilgili yazılı açıklamada bulunan Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, “İran’daki Fars haber ajansı tarafından yayınlanan Erbil, Peşmerge ve IŞİD’e karşı savaşla ilgili 2 filmde, doğrular gizlenmeye çalışılmış, Başkanlık, Peşmerge, Kürdistan Bölgesi Başkanlığı ve Kürdistan halkı küçük düşürülmeye çalışılmıştır” sözlerine yer verdi.

Neçirvan Barzani yayımladığı metinde, “IŞİD’e karşı savaşta İran’ın Kürdistan Bölgesi’ne desteği aramızdaki ilişkileri güçlendirdi. İran İslam Cumhuriyeti’nde bu resmi ajans yaptığı çalışmayla ilişkilerimize ve dostluğumuza zarar vermeye çalışmakta. Bu iş, IŞİD’e karşı savaşta aynı cephede birlikte şehit düşmüş şehitlerin ruhunu da mutsuz edecektir” açıklamasında bulundu.

"Kürdistan Bölgesi liderliğine hakarettir"

Kürdistan Bölgesi Neçirvan Barzani’nin yayımladığı açıklamada şunları belirtti:

“Şüphesiz bu tür doğru olmayıp, hakikatleri gizleyen ve bu şekilde minnet hissettiren çalışmalar hiçbir şekilde Şehit General Kasım Süleymani’nin tutum ve ahlakıyla hiçbir şekilde örtüşmemektedir.

Dolayısıyla bu tür çalışmalar İran İslam Cumhuriyeti ve Şehit Komutana karşı samimiyet değildir. Hatta bu tür çalışmalar Komutan Kasım Süleymani’nin Kürdistan Bölgesi’yle geliştirdiği güçlü ilişkileri geriletmek içindir.

IŞİD’in Kürdistan’a saldırdığı ilk süreçte, zorlu zamanlarda İran’ın Kürdistan Bölgesi halkı ve taraflarına desteği silah, bomba ve Komutan Kasım Süleymani öncülüğünde bir grup askeri danışman ile oldu. Peşmerge’ye destek oldular. Bu, her zaman saygı ve teşekküre layıktır. Kürdistan Bölgesi zamanında bunu net bir şekilde açıklamıştır.

Aynı şekilde IŞİD’e karşı Uluslararası Koalisyon’un desteğini, özellikle ABD’nin uzun süreli ve etkili desteğini, Avrupa ve bölge ülkelerinin desteğini ve Kürdistani partilerin IŞİD’in saldırılarının ilk günlerindeki desteklerini unutmayacağız.

Peşmerge’nin İran tarafından silah ve mühimmatla desteklenmesi, sonrasında Koalisyon tarafından desteklenmesi çok önemliydi. Çünkü Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin dışarıdan silah satın alınmasına izin verilmiyordu.

Irak hükümeti de Peşmerge’ye silah ve mühimmat vermiyordu. Peşmerge çok basit silahlarla IŞİD’in vahşeti ve gelişmiş silahlarına karşı duruyordu.

IŞİD’in saldırıları ve savaş sürecinde Kürdistan Peşmerge Güçleri, Kürdistan Bölgesi Başkanı ve Kürdistan Peşmerge Güçleri Başkomutanı olarak Başkan Mesud Barzani’nin komutası ve yıllar süren Peşmergelik tecrübesi sayesinde IŞİD’in saldırılarını durdurdu ve IŞİD’in bölgedeki gücünü kırdı.

Bu tüm bölge ülkeleri, özgürlükler ve dünya güvenliği için tehdit olan karanlık bir gücün kırılmasıydı. Kürdistan Bölgesi her zaman farklı din ve ırk mensuplarının barış içerisinde birlikte yaşadığı yer olmuştur. Tekrar tüm din, mezhep ve ırkların sığındığı ve korunduğu bir yer olmuştur. Bu Kürdistan Bölgesi Hükümeti, Kürdistan halkı ve iç örgütlenme sayesinde, bunların da ötesinde Peşmerge’nin savunması sayesinde olmuştur.

Her iki filmi Kürdistan halkı ve Kürdistan Bölgesi liderliğine hakaret olarak görüyoruz. Aynı şekilde Peşmerge’nin kahramanlığına, Kürdistan şehitlerinin kanına ve Şehit Komutan Kasım Süleymani’nin ilke ve inançlarına da hakaret olarak görüyoruz. Bu tür seviyesiz ve gerçekliklerden uzak bir filmin yayınlanmasında hiçbir fayda görmüyoruz. Sadece bölgesel destek ve bölgedeki dost halklar arasında sorun yaratma çabası olarak görüyoruz.

Dolayısıyla İran İslam Cumhuriyeti ile olan dostluk ilişkileri ve tarihi dayanışma nedeniyle, Kürdistan halkının duygularını yaralayan bu iki filme karşı İran’dan güncel bir tutum bekliyoruz.”