‘Türkler, YPG’nin korunmasindan memnun degiller’

PeyamaKurd - Türkiye’de seçmenlerin iradesi ile seçilen belediye başkanlarının iradelerine ipotek koymak demokrasi darbesi de denebilecek bu olay seçmenleri sarstı. Ayrıca Rus ordusu tarafından desteklenen İdlib’e düzenlenen saldırı, Ankara'yı...

Haberler 28.08.2019 - 12:03 Son Güncelleme : 13.01.2026 - 11:17

PeyamaKurd - Türkiyede seçmenlerin iradesi ile seçilen belediye başkanlarının iradelerine ipotek koymak demokrasi darbesi de denebilecek bu olay seçmenleri sarstı. Ayrıca Rus ordusu tarafından desteklenen İdlibe düzenlenen saldırı, Ankarayı Moskova ile karşı karşıya getirmeye başladı.

Durum ne olursa olsun, açık bir nokta bulunuyor: Cihatçı güçlerin son kalesi (idlib) Türk-Suriye-Rus çıkarlarının çatışacağı alan olarak ortaya çıktı.

The Arab Weeklyde bu hafta Yavuz Baydar imzasını taşıyan, Erdoğanın üçlü çıkmazı: ABD, Rusya ve Kürtler başlıklı bir analiz yayımlandı. Analizde, Kürtlere atanan kayyum ile Suriye politikalarına yer verildi.

İranın bölgede ilerleme riskini koruyacaktır

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın yalnızca ABDyle çelişmediği söylenebilir. Erdoğan hangi yönü seçerse seçsin, sadece zamana oynayacak, daha fazlası için değil.

Türkler, ABDnin kendi yerel müttefiklerini (Kürtleri) Türkiyeden korumak için güvenli bölgede kendi isteklerini dayatacağını biliyor. Bilindiği üzere Birleşik Devletler, Rojavadaki Kürt savaşçıların hkim olduğu Suriye Demokratik Güçleri (DSG) le müttefik. Bu güçler terör örgütü IŞİDe karşı caydırıcı olmaya devam edecek ve İranın bölgede ilerleme riskini koruyacaktır. Bu durum aynı zamanda Suriye haritasının yeniden tasarlanması zamanında da bir pazarlık fişi olacaktır.

Moskova, güvenli bölge üzerindeki Ankara ve Washington arasındaki uzaklığın Türkiyeyi daha savunmasız hale getirdiğini hesaplamış olabilir. Rusya, S-400 füzelerinin Türkiyeye satışından sonra kaybedecek bir şeyinin olmadığını düşünmüş olabilir. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Şam müttefiki için kazan-kazan önemli gibi duruyor.

YPGnin korunmasından memnun değiller

Türk Ordusuna yakın bazı generaller, ABDnin güvenli bölgedeki gerçek oyun kurucu olduğunu ve bazı generallerin YPGnin korunmasından memnun olmadıklarını dile getiriyorlar. Bu durum şimdilik Ankarada bir gerilim oluşturuyor. Bu bağlamda Ankaradaki siyasi bölünmeler, Türkiyeyi kimin yöneteceği konusunda nihai bir görüşme için olasılık kapısı da açtı. Fakat bu durumun büyük çoğunluğu Suriye tiyatrosundaki gelişmelerin hızına bağlı.

Birde Ankarayı sarsıntıya sokan Kürt boyutu gerçeği var. Onlarca yıldır kısır bir çevreye sıkışan Türkiyenin siyasi sınıfı, Türkiyedeki Kürtlere karşı savaşı yoğunlaştırırken bir kez daha varsayılan konumuna döndü.

Erdoğan, HDPyi şeytanlaştırmaya devam edecek

Erdoğanın seçtiği üç Kürt belediye başkanının yasadışı olarak görevden alınması anti demokratik bir yöntemdi. Ayrıca muhalefet partileri ülkedeki demokratik kalıntıları kurtarmaya çalışmak yerine, baskıcı iktidarı desteklemeye daha yakın oldukları izlenimini verdiler. Erdoğan, Kürtlerin destek verdiği Halkların Demokrat Partisini (HDP) şeytanlaştırmaya devam ederek devleti kontrol altına altında tutacağını biliyor.

Suriyedeki çıkmazla birlikte, üç büyük Kürt belediyesinde kayyum atanması, Türkiyedeki sosyal kargaşaya daha fazla unsur ekledi. Bu hamlenin, HDPyi zayıflatmayı ve CHP içindeki bazı reformist çevreleri yabancılaştırmayı amaçlayan önceden belirlenmiş olduğu açık. HDPye karşı bir kapatma davası da gündemde.

Diğer bir amaç ise, sokaktaki şiddeti ya da Kürt Kürdistan İşçi Partisinin (PKK) Suriyedeki Türk Ordusu mevzilerine karşı saldırıları kışkırtmak olabilir. Bu da Türkiye için sadece karşı önlemler için bahane oluşturmak için bir sebep.

Olası bir süreci de gündem dışında bıraktı

Her durumda, oyların % 53ünden fazlasıyla seçilen belediye başkanlarının görevden alınması seçmenlerin iradesine darbe teşkil ediyor. Sadece Ankara ile PKK arasında yenilenebilecek bir barış süreci için umutları engellemekle kalmadı, olası bir süreci de gündem dışında bıraktı.

Erdoğan ve ittifaktaki ortağı Devlet Bahçeli, arzulu düşüncelere veya umutlara yer olmadığını gösterdi. Herhangi bir şey olmazsa HDPye, Erdoğanın iktidarda olduğu ve tutucular tarafından desteklendiği sürece, Kürt meselesinin asla barışçıl bir çözümü olmayacağını söylemelidir. Bu yüzden çifte çıkmazdan değil, üçlü çıkmazdan bahsetmeliyiz.

çeviri | PeyamaKurd

Ana Sayfaya Git