PeyamaKurd - İranın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Amir Said İravani, Donald Trumpın tehditlerinin hafife alınmaması gerektiğini, zira bu tehditlerin gerçek bir askeri saldırı tehlikesine işaret ettiğini ve bunun bölge için felaket niteliğinde sonuçlar doğuracağını bildirdi.
İran medyası, 20 Şubat 2026 Cuma günü, Amir Said İravaninin, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve BM Güvenlik Konseyi Başkanlığına hitaben yazdığı mektubun içeriğini yayımladı.
Güvenlik Konseyi ve BM Genel Sekreterinin çok geç olmadan derhal harekete geçmesi çağrısı yapılan mesajda, şu ifadeler yer aldı:
Askeri saldırıların meşrulaştırılmasına bir kez daha izin verilmemeli ve ABD Başkanının tehditleri yalnızca siyasi bir duruş veya bir dış politika aracı olarak görülmemelidir. Eğer bu tür yasa dışı davranışlar cevapsız kalırsa, çok yakında sıra BM üyesi başka bir ülkeye gelecektir.
Amir Said İravani mektubunda, Trumpın sözlerinde bahsettiği gibi, Diego Garcia üssünün İrana yönelik bir askeri saldırı için kullanılması, BM Şartının açık bir ihlalidir ve Güvenlik Konseyi acil adımlar atmalıdır dedi.
İravani, ABD Başkanı Donald Trumpın açıklamalarının gerçek saldırı riskleri barındırdığını belirterek, Bunun sonuçları bölge için felaket olur ve uluslararası barış ve güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturur ifadelerine yer verdi.
Trumpın sürekli tehditlerinin bölgede büyük bir kriz ve yeni bir istikrarsızlık yaratma riski taşıdığını belirten İravani, İranın BM ilkelerine ve diplomatik çözümlere bağlı olduğunu vurgulayarak, ABD Hükümetiyle ciddiyetle, iyi niyetle ve yapıcı bir şekilde nükleer müzakereler yaptıklarını kaydetti.
Ancak, eğer İran İslam Cumhuriyeti askeri bir saldırıya uğrarsa, BM Şartının 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını kullanarak kendini savunacak ve savaşı sonlandıracaktır. diyen İravani ayrıca, İran İslam Cumhuriyeti, savunma ve saldırganları püskürtme çerçevesinde, bölgedeki tüm ABD üslerini ve çıkarlarını meşru hedef olarak görmektedir. Bu nedenle, bölgede yaşanacak öngörülemeyen ve kontrol edilemeyen her türlü sonucun tam ve doğrudan sorumluluğu açıkça ABDye ait olacaktır diye aktardı.