image

PeyamaKurd - Suriye Demokratik Güçleri (SDG) şemsiyesi altında faaliyet gösteren bazı savaşçı ve üyeler, SDG Başkomutanı Mazlum Kobani’ye  açık bir mektup gönderdi.

Mazlum Kobani’ye gönderilen mektupta: “Güney Kürdistan’da yaşanan olaylara ilişkin tatmin edici bir yanıt istiyor ve Sayın Mazlum Kobani'ye açık bir mektup göndermek istiyoruz. Çünkü Başur Kürdistan'daki olaylarla ilgili duyduklarımız ve gördüklerimize ilişkin tatmin edici bir yanıt alacağımızı umuyoruz” denildi. 

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) şemsiyesi altında faaliyet gösteren savaşçı ve üyelerin gönderdiği mektupta şu sözler yer aldı: 

“Heval Mazlum:

Toprağımızı savunmak, halkımızın haysiyetini ve şerefimizi korumak için YPG ve YPJ güçlerine katıldık. Fakat Kürdistan İşçi Partisi (PKK) liderlerinin Türk petrol boru hattını havaya uçurduklarını övünerek anlattıklarını uydu kanallarından takip ediyoruz. Heval Mazlum, biz Kürtler çok acı çektik, kalbimiz ağrıyor, kan dökülüyor. 

Petrol boru hattına yapılan saldırıların Kürdistan bölgesindeki halkımızın çıkarlarına bir saldırı olacağını çok iyi biliyorlardı. Saldırı sonrası günlük on binlerce Dolar kaybedildi. 

Peki yapılan saldırı Kürtlerin ve Kürdistan'ın çıkarına mıydı yoksa Kürdistan'a düşman olan ülkelerin çıkarları için miydi?
Çok iyi biliyoruz ki, PKK'nin müdahaleleri son dönemde değil, geçmişten beri vardır. Başkan Mesud Barzani, her zaman savaşın alevlerini söndürüyor ve bunun kardeş kavgasına dönüşmemesi gereken kırmızı bir çizgi olduğunu söylüyor.  

PKK’liler IŞİD Şengal’i işgal ettiğinde IŞİD ile mücadeleye katıldılar ve Kürdistan Bölgesel Hükümeti'nden teşekkür aldılar. Ancak IŞİD yenildikten sonra bölgede kalarak halka baskı ve özel güçleri dayattılar. 

Sayın Mazlum, saldırı olduğunda çok acı çektik. PKK’liler, 04.11.2020 Çarşamba günü, Peşmerge Güçlerini, petrol ve gaz noktalarını hedef alan iki saldırı düzenlediler. Saldırı, 1 Peşmerge’yi öldürürken 2 Peşmerge’yi de yaraladı. 05.11.2020 Perşembe günü ise Petrol Koruma Polisinlerine yönelik yeni bir saldırı başlattılar.

Sayın Mazlum Kobani şaşkınlıkla sormak hakkımızdır: 

PKK’li yoldaşlarımızın Başur Kürdistanın'da halkımıza karşı işledikleri bu suçlara neden sessiz kalıyorsunuz, ve biz bu sessizliği nasıl açıklayacağız? 

Orada, halkımıza yönelik yapılan bu saldırıları siz de mi onaylıyorsunuz? Aksi takdirde şimdiye kadar olan sessizliğinizi ne ile açıklayabiliriz?

Bizi rahatsız eden bu sorulara tatmin edici bir yanıt vereceğinizden şüphemiz yoktur.