DEM Parti'den, CHP Genel Merkezine yapılan müdahaleye tepki!

DEM Parti'den, CHP Genel Merkezine yapılan müdahaleye tepki!

PeyamaKurd - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Ankara’da Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezinde yaşanan polis müdahalesine ve tahliye operasyonuna yazılı bir açıklamayla tepki gösterdi.

Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararıyla yeniden CHP Genel Başkanı ilan edilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatının emniyete yaptığı başvurunun ardından, polis ekipleri CHP Genel Merkezini abluka altına almış, ardından demir kapıyı kırarak binaya girmişti. Yaşanan arbedede bina içindeki CHP'lilere biber gazı ve plastik mermilerle müdahale edilmişti.

DEM Parti Genel Merkezi tarafından yapılan resmi açıklamada, ana muhalefet partisine yönelik bu müdahalenin demokratik siyasete bir darbe olduğu savunularak, "Valilik kararıyla polisin CHP Genel Merkezine zorla girerek parti yöneticilerini, milletvekillerini ve yurttaşları tahliye etmesini kabul etmiyoruz.” denildi. 

Türkiye’nin en temel ihtiyacının, demokratik hukuk ilkelerinin güçlendirilmesi, toplumsal barışın büyütülmesi ve demokratik siyaset alanının genişletilmesi olduğuna işaret edilen açıklamada, “bu baskıcı yöntemlerde ısrar edilmesinin kabul edilemez” olduğu vurgulandı.

Ayrıca açıklamada, DEM Parti'nin demokratik siyasete yönelik her türlü müdahalenin karşısında olduğu yinelenirken, yetkililere gerilimi tırmandıran tutumlardan vazgeçme ve diyalog zeminine dönme çağrısı yapıldı.

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan da ortak bir mesaj yayımlayarak Türkiye demokrasisinin kritik bir sınavdan geçtiğini  kaydetti.

Siyasi krizlerin kaba kuvvetle çözülemeyeceğini belirten Eş Genel Başkanlar, açıklamalarında şu hususların altını çizdi:

"Demokratik düzenlerde parti binaları kaba kuvvetin değil, müzakere ve uzlaşının mekanlarıdır. Bir siyasi krizin polis eşliğinde değil diyalogla aşılması gerekir. Zorla, kapı kırmalarla, gazla siyasi bir mesele çözülemez. Bu durum kabul edilemez."

CHP'nin yüz yıllık kurumsal köklere sahip olduğunu ve bu krizi aşacak kapasitede bulunduğunu ifade eden Hatimoğulları ve Bakırhan, ana muhalefet partisinde yaşanan sarsıntıların tüm Türkiye siyasetini doğrudan etkilediğini belirtti.