TR KU SO
FB X
Analiz

Kürdistan Bağımsızlık Referandumu’nun üzerinden 9 sene geçti

Navas Jan
Admin
📅 25 Eylül 2026 14:06

PeyamaKurd - Dokuz yıl önce Kürdistan halkı sandık başına giderek ezici bir çoğunlukla bağımsızlığa "Evet" dedi.

Kürdistan Bölgesi vatandaşları bugün de sosyal medya platformlarında referandum kampanyası ve oylama gününe ait görüntüleri paylaşarak bu tarihi günü gururla anıyor.

Tarihi sürecin ilk adımı 7 Haziran 2017’de Selahaddin’de (Pirmam) atılmıştı. Başkan Mesud Barzani, dönemin Kürdistan Bölgesi Başkan Yardımcısı, Başbakanı, Kürdistan Bağımsız Yüksek Seçim ve Referandum Komisyonu Başkanı ile Kürdistan Parlamentosu ve hükümette yer alan siyasi partilerin üst düzey yetkililerinin katıldığı toplantıda, bağımsızlık referandumunun yapılması kararlaştırılarak Referandum Yüksek Konseyi kuruldu.

Konseyde Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB), Kürdistan İslami Birlik (Yekgirtu), Kürdistan İslami Hareketi (Bizutnewe), Kürdistan Emekçiler Partisi (Zehmetkêşan), Kürdistan Komünist Partisi, Kürdistan Sosyalist Partisi ile etnik ve dini bileşenlerin temsilcileri yer aldı.

Aynı toplantıda, 25 Eylül 2017 tarihi Kürdistan Bölgesi ve bölge idaresi dışındaki Kürdistani bölgelerde referandumun gerçekleştirileceği gün olarak ilan edildi.

Oylamaya 10 gün kala, 15 Eylül 2017 tarihinde Kürdistan Parlamentosu referandumun yapılması kararını oy çokluğuyla resmen onayladı. Sürecin yönetim ve denetimini ise Kürdistan Bölgesi Bağımsız Yüksek Seçim ve Referandum Komisyonu üstlendi.

Kendi kaderini tayin hakkı ve uluslararası hukuk

Referandum kararı, Kürdistan halkının mücadele ve fedakarlıklarla dolu tarihinde kritik bir dönüm noktasını teşkil etti. Süreç boyunca tüm kesimler referanduma olan tam desteklerini yineleyerek başarısı için tüm imkanları seferber etme sözü verdi.

Kararın en dikkat çeken yönlerinden biri, oylamanın yalnızca Kürdistan Bölgesi ile sınırlı kalmayıp bölge dışında kalan Kürdistani bölgelerini de kapsamasıydı. Bu adım, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından meşru bir hak olarak kabul edilen "halkların kendi kaderini tayin hakkı" (self-determinasyon) ilkesine dayandırıldı. Toprak, dil, kültür, tarih ve kimlik gibi bir ulusun tanımında yer alan tüm unsurları bünyesinde barındıran Kürdistan halkı, uluslararası hukukun tüm ölçütlerine dayanarak kendi geleceğini ve kaderini belirleme iradesini ortaya koydu.

Sandıktan yüzde 92,73 ile ezici çoğunluk çıktı

25 Eylül 2017 tarihinde gerçekleştirilen bağımsızlık referandumunda, Kürdistan Bölgesi ve Kürdistani bölgelerde 4 milyon 561 bin 255 kayıtlı seçmen bulunuyordu. Yüzde 72’nin üzerinde bir katılımla 3 milyon 305 bin 925 kişinin sandığa gittiği oylamada, 2 milyon 861 bin 471 seçmen bağımsızlığa "Evet" oyu kullandı. Böylece sandıktan yüzde 92’nin üzerinde ezici bir çoğunlukla bağımsızlık yönünde karar çıktı.

Tarihsel meşruiyet ve 16 Ekim süreci

Referandum kararı, Kürdistan halkı açısından yasal ve meşru bir haktı. Irak devletinin kuruluşundan bu yana haklarını elde etmek ve Irak’ın diğer halklarıyla barış içinde bir arada yaşamak adına aralıksız mücadele yürüten Kürdistan halkı, kurtuluş mücadelesi sürecinde Bağdat yönetimlerinin birçok resmi taahhüt ve belgesine muhatap oldu. Ancak bu sözlerin tamamı ihlal edilerek görmezden gelindi; meşru hak taleplerine ateş ve demirle karşılık verildi. Kürt halkı, Enfal soykırımı, zorunlu göç ve tehcir politikaları, köyler ile ekonomik altyapının tahrip edilmesi ve sivillere karşı yasaklı kimyasal gazların kullanılması gibi büyük trajedilere maruz kaldı.

Bağımsızlık referandumunun hemen ardından, 16 Ekim 2017 tarihinde dönemin Irak yönetimince Kerkük ve Kürdistan Bölgesi idaresi dışında kalan Kürdistani bölgelerine yönelik askeri harekat başlatıldı. Bu saldırılarda çok sayıda Peşmerge ve sivil yaşamını yitirirken, Kürt vatandaşlara ait ev ve iş yerleri yağmalanıp ateşe verildi; bölge halkının büyük bir kısmı ise Kürdistan Bölgesi’nin diğer kentlerine sığınmak zorunda kalarak göç etti.

Paylas: