DEM Parti’den 29 Ekim mesajı
PeyamaKurd - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Türkiye Cumhuriyeti'nin 103'üncü yılı dolayısıyla yayımladıkları açıklamada, yurttaşlığın herkesin dili, kimliği, kültürü ve inancının eşit güvence altında olmasıyla anlam kazanacağını belirtti.
Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, eşit yurttaşlık, demokrasi, özgürlük ve halkların kardeşliği vurgusu öne çıktı. Açıklamanın tamamı şöyle:
''Cumhuriyetin fikrinin en kıymetli vaatlerinden biri, tebaanın yurttaşa dönüşmesiydi. Yüz yılı aşan tecrübe gösterdi ki, yurttaşlık, herkesin dili, kimliği, kültürü, inancı ve düşüncesi eşit ölçüde güvence altında olmadığında eksik kalıyor.
Cumhuriyetin 103. yılını, yalnızca geçmişi hatırlamak için değil nasıl bir ülkede yaşamak istediğimizi yeniden düşünmek için de bir vesile olarak görüyoruz. Cumhuriyet fikri bugün de eşitlik, özgürlük ve ortak gelecek için büyük bir imkândır. Bu imkân, Cumhuriyetin herkesin kendisini ait hissettiği, hiçbir kimliğin ve kültürün bir diğerinden üstün ya da aşağı görülmediği demokratik bir zeminde hayat bulur ve gelişir.
Sağcısı, solcusu, muhafazakârı, seküleri, Sünnisi, Alevisi, Türk'ü ve Kürt'ü; bütün halklar ve inançlar bu ülkenin eşit sahibidir. Demokratik bir gelecek de ancak hepimizin eşit söz ve karar sahibi olduğu ortak bir yaşamla kurulabilir. Kadınların eşit, emekçilerin güvenceli, gençlerin umutlu yaşadığı, hukukun herkes için eşit işlediği bir Türkiye mümkündür.
Demokratik Cumhuriyet, kimsenin kimseye benzemek zorunda kalmadığı ve halkın iradesine saygı duyulduğu bir Cumhuriyettir. Bu aynı zamanda birlikte ve daha huzurlu yaşanacak bir ülkenin tarifidir. Bağımsız yargı, hukukun üstünlüğü, evrensel insan hakları, özgür basın, kuvvetler ayrılığı ve güçlü bir yerel demokrasi bunun gereğidir.
Cumhuriyet’in kurucu fikri kıymetlidir ve bugünün ihtiyaçlarıyla buluşması için güncellenmesi gerekir. Mevzuattan kurumsal mimariye kadar her alanda demokratik ilkeyi esas aldığımızda Cumhuriyet, huzurla anılan bir ülkenin zemini olacaktır. Cumhuriyet’in çoğul kimlikleri kapsaması ortak yurttaşlığı ve değerleri zayıflatmaz, güçlendirir. Geçmişin acılarını inkâr etmeden, ama onların içine hapsolmadan, yanyana durarak yeni bir sayfa açma imkânı elimizdedir.
Bu anlayış ve yaklaşımla Cumhuriyet fikrini demokrasiyle güncellemeyi ve taçlandırmayı hedefliyoruz. Özgürlük sadece belli bir kesim için değil herkes için olmalıdır. Eşitlik, adalet ve özgürlük birlikte güvence altına alındığında, Demokratik Cumhuriyet hepimizin ortak evi olacaktır.
Barışın, demokratik siyasetin ve toplumsal uzlaşmanın önünü açmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
İkinci yüzyılda Cumhuriyet daim, demokrasi kaim, halkların kardeşliği baki olsun.''