DEM Parti'den süreç açıklaması
PeyamaKurd - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, barış sürecinde gelinen aşamada artık hukuki ve yasal düzenlemelerinin ele alınması gerektiğini vurguladı.
DEM Parti Sözcüsü Doğan, bugün partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında güncel gelişmelere ilişkin açıklamalar yaptı.
Kürt siyasetçi Salih Salih'in vefatından dolayı Kürt halkına, Rojava ve Suriye halklarına başsağlığı dileklerini ileten Doğan ifadeleri kullandı:
"Müslim Kürt siyasetine damga vurmuş isimlerden biri. Bu isim aynı zamanda barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde çok önemli bir iz bıraktı. Öylesine bir iz ki yaşamını Kürt halkının barış ve özgürlük mücadelesine adadı. Evlat acısı gibi tarifi imkansız bir acı yaşadı, çok büyük bedeller ödedi. Ama buna rağmen, ağır hastalığına rağmen son ana kadar inandığı değerler uğruna mücadele etmeye devam etti. Emektar bir devrimciydi. Rojava Devrimi ile birlikte Orta Doğu'da yaşayan tüm halkların eşit, özgür ve onurlu yaşamı için özveriyle çalıştı. Ağır koşullarda çalıştı, çalışmaya devam etti.
Ömrünün her anında halkının yanında durmak için çok büyük gayret gösterdi. Sevgili Salih Müslim'in vefatından duyduğumuz derin acıyı bir kez daha partimiz adına ifade ediyor; başta mücadele arkadaşı ve eşi Ayşe Efendi olmak üzere Kürt halkına, Rojava ve Suriye halklarına başsağlığı ve sabır diliyoruz."
Barış sürecinde gelinen aşamada artık hukuki ve yasal düzenlemelerinin ele alınması gerektiğini vurgulayan Doğan, "Yine ifade edelim; Toplumsal beklenti artık bu yasal düzenleme aşamasına geçilmesi ve bunun takvimlendirilmesi, bunun çeşitli tarihlere göre ertelenmemesi yönündei" diye belirtti.
"Yasal düzenleme beklemeyen adımlar var." diyen Ayşegül Doğan sözlerini şöyle devam etti:
"Bunları yapıp Ramazan Bayramı'nda ve Newroz’da bu iki bayramın coşkusunu arttırabiliriz ve çok büyük bir haksızlığa son verebiliriz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları uygulanabilir. Anayasa (AYM) kararları uygulanabilir. Siyasi tutsakların bırakılmasına dair düzenleme neden yapılmıyor. Ağır hasta mahpusları neden hala cezaevinde tutuluyor? Bu adaletsizliği gidermek için ne bekleniyor? Bir önceki dönem Eş Genel Başkanlarımız Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve diğer Kobani davası tutsakları dışarı çıksa AİHM kararları uygulansa, Kobani kumpas davası inadından ve ısrarından vazgeçilse atılan adımlar Türkiye demokrasisine kazandırmaz mı? Bu, Türkiye'de hukukun yeniden işler hale geldiğine ilişkin önemli bir işaret olarak sayılmaz mı? Milyonlarca insan bu kararların uygulanmasını bekliyor."
DEM Parti Sözcüsü Doğan ayrıca Abdullah Öcalan'ın "özgür yaşar, özgür çalışır, özgür iletişir" koşullara sahip olması gerektiğini yineledi