TR KU SO
FB X
Dünya

Penahî’ye ses çikarmayanlar, Deniz’e gözyasi döküyorlar”

Navas Jan
Admin
📅 05 Eylül 2018 23:57

PeyamaKurd- Kürt halkı belki de; Habil’in, Kabil’den; Musa’nın, firavundan; İsa’nın kendisini çarmıha gerdiren Romalı Pilate’den; Ali’nin Sıffin savaşında Muaviye’den çektiği eziyetin daha fazlasını, sosyalizm olgusundan çekmiştir. 

Sosyalizm travması Kürt halkının çemberine takıldığından beri, Kürtler ‘Milliyetçi tutumdan’ uzaklaşarak Stockholm Sendromu’na tutulmuştur. Politik sistemin profesyonel çalışmaları ile kendi benliğine yabancılaştırılan Kürtler zamanla, ‘Biz Kürtler ne yapıyoruz? Neden bu kadar ötekileştirilirken, sosyalizm olgusu ile Türk soluna yaklaşıyoruz?’ gibi soruları kendisine sormayı bırakmıştır. 

Kürd/Kürdistan meselesi adına sayısı belirsiz yüzlerce mücadele verilmiş, kanlar dökülmüş, katliamlar yapılmışken; X (klasik Kürt mücadelesine şahitlik edenler) ve Y ( Modern Kürt mücadelesine şahitlik edenler) kuşağı arasındaki bilinçli düşünme payı da açılmıştır. 

Bir çoğumuz mutlaka bir evde ‘Deniz Gezmiş, Mahir Çayan vb... posterlerin asıldığına şahit olmuşuzdur.’ Hatta bu posterlere bakarken onları, bilinçsiz bir şekilde ‘Sanki onlar Kürt mücadelesi için savaşan kişilermiş gibi’ zihnimize kodlamışızdır. 

İşte bu tarz küçük yapılanmalar kişinin sorgulama yeteneğini kaybederek, onları ‘Her halükarda doğruymuş gibi’ kabul etmesine vesile olmuştur. Fakat bu böyle değildir. Neden mi? Gelin şöyle bir açımlama yapalım ve olayı özet olarak sorgulayıp ele alalım. 

Kürdistan mücadelesi veren Bağımsızlık ister, temel yurttaşlık değil” 

Kürd/Kürdistan realitesi her şeyden önce sorun değil, bir meseledir. Bu mesele PKK’nin ortaya çıkmasıyla var olmamış, ondan önce de hak arayışı bazında var olmuştur. Fakat PKK ortaya çıkarak sanki Kürtler onlarla beraber var olmuş izlenimi vererek, Kürtleri farklı bir pozisyonda şekillendirmiştir. 

Örneğin: Kürd/Kürdistan meselesi uğruna ölen onlarca kahraman varken (Şeyh Abduselam Barzani, Şêx Seîd, Seyît Riza, Qazî Mihemed, Melle Mistefa Barzani, Peşmergeler, Şervanlar...) Kürt halkının birçoğunun bunların adını bile bilmeyerek, Türk soluna mensup kişileri kendi içinde kahraman gösterme eğilimine sahip oluşu düşündürücüdür. Bu sistem PKK’nin başat kadrolarının, Kürt halkını; kültürel ve politik olarak tamamen profesyonel bir şekilde dönüştürme stratejisi ile alakalı bir süreçtir. Kürtlerin bugün kendi acılarına sessiz kalıp Deniz’i anma etkinliklerinde avam sloganlar atması hiçbir fayda sağlamayacaktır. Deniz, Kürdistan’ın bağımsızlığını savunmamış, Kürt halkının Türkiye içindeki bağımsızlığını savunmuştur. Yani kısacası, Kürt halkı da Türkler gibi eşit yurttaş sayılsın fıkrası gibi. 

Yukarıdaki bu tezi doğrulayan bir açıklama yapan Deniz Gezmiş’in dava arkadaşlarından Hacı Tonak katıldığı bir TV programında, konuya ilişkin şöyle konuşmuştur, “Deniz Kürt bağımsızlığını savundu ancak onların ayrılığından yana olmadı.” 

Penahî’ye ses çıkarmayanlar, Deniz’e gözyaşı döküyorlar” 

Bilindiği üzere İran idam cumhuriyeti Kürt aktivist Ramîn Husseîn Penahî için bugün idam kararı vermiş fakat toplumsal ve uluslararası baskılar yüzünden idamı geçici olarak durdurma kararı almıştı. 

Bu konuda sosyal medyada birçok tepki ve sitem dile getirilirken Kürt halkının kendi değeri olaran Penahî için ‘Sözde Kürt ve halkların özgürlüğü için mücadele veren PKK ve türevlerinden bırakın pratiği, bir açıklama dahi gelmemiştir.’ 

PKK’nin baş kadroları her televizyon ve basın konuşmalarında Deniz ve Mahir gibi Türk soluna mensup ve Türkiye bağımsızlığı için mücadele vermiş kişilere onlarca methiye dizerken, Penahî’nin idam kararına karşı sessiz kalmıştır. 

PKK’nin alışılagelmiş bu rotasyonu devam ederken, Kürtler için mikro fakat halklar için makro düzeydeki demagogluğu da sessizliğe uğramıştır. Şu an PKK yönetim kadrosunda olan Ankara tayfası, bu sistemi organize eden baş rol oyuncularıdır. Verecekleri bir sesin ‘Derin uykuda olan hewalleri uykudan uyandıracağının ve onların Kürd/Kürdistan mücadelesi için yeniden ayaklanacakları korkusunu yaşamaktadırlar.” 

Kısaca konuyu özetlersek ; ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ sloganının üreticilerinden ‘Kürt özgürlük mücadelesi veren Ramîn’e özgürlük’ açıklaması biraz da hayal gibi görünmektedir. 

Neden mi? 

Çünkü yaşasın ‘Halkların kardeşliği, var olsun münferit çıkarlar...’ 

 

 

 

 

Paylas: