PeyamaKurd - ABD’nin Suriye’den çekilmesi ve dengelerin değişmesiyle, yıllarca IŞİD’e karşı savaşan Suriyeli Kürtler kendilerini yalnız ve güvencesiz hissediyor. Bölgedeki yeni siyasi düzen, Kürtlerin kazanımlarını riske atıyor.
Suriye’nin kuzeydoğusunda (Rojava) yıllarca fiili bir sınır işlevi gören hatlar artık sıradan birer caddeye dönüşmüş durumda. Bir zamanlar temkinle yaklaşılan bölgelerde bugün günlük hayat sürerken, Beşar Esad rejiminin izleri de büyük ölçüde silinmiş görünüyor.
2024 Aralık ayında Türk destekli muhalif güçlerin Esad rejimini devirmesiyle ülkedeki dengeler köklü biçimde değişti. 2012’de rejimden koparak “Rojava” adıyla özerk bir yapı kuran Kürtler, uzun süre seküler ve çok etnisiteli bir yönetim modeli inşa etmeye çalıştı.
Ancak 2026 başında Suriye hükümet güçlerinin ilerlemesiyle Kürtlerin kontrol ettiği alanlar ciddi ölçüde daraldı.
Bugün Kürtler, Türkiye’nin etkisinin hissedildiği yeni Suriye düzenine istemeden entegre edilirken, ABD’nin geri çekilmesi en büyük kırılma noktalarından biri oldu.
ABD’nin çekilmesi ile “ihanet” duygusu derinleşti
Kürt güçleri, ABD ile birlikte 2019’da IŞİD’i yenilgiye uğratmada kritik rol oynadı. Bu süreçte on binlerce Kürt savaşçı hayatını kaybetti. Ancak Washington yönetimi, Suriye’deki askeri varlığını sonlandırarak yaklaşık 2 bin askeri tamamen çekti.
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) yetkilileri, ABD’nin kararını “çıkar odaklı” olarak değerlendirirken, bu sürecin daha farklı yönetilmesi gerektiğini savunuyor. ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkes kapsamında Kürtler, sınır ve enerji kaynakları üzerindeki kontrolünü kaybetme pahasına bazı kültürel ve siyasi haklar elde etmeyi kabul etti.
Sahada endişe ve belirsizlik hakim
Kürtlerin yoğun yaşadığı Kamışlo kentinde günlük yaşam sürse de gelecek kaygısı hissediliyor. Yerel halk, güvenlik boşluğu, yağma ve yeni çatışma ihtimallerinden endişe ediyor.
Okulların kapanması ve yüzlerce ailenin yerinden edilmesi, savaşın sosyal etkilerini daha da derinleştiriyor. Bölge halkı, yeni yönetim altında elde edilen hakların korunup korunamayacağından emin değil.
Bölgesel savaşın etkisi Suriye’ye sıçrıyor
İran-İsrail savaşı doğrudan cephe olmasa da bölgeyi etkiliyor. Düşen füzeler ve artan askeri hareketlilik, zaten kırılgan olan güvenlik ortamını daha da zayıflatıyor.
Yerel halk, kendilerini “iki ateş arasında” kalmış olarak tanımlarken, uluslararası koalisyonun bölgeyi yalnız bıraktığı görüşü yaygınlaşıyor.
Aşiretler, saf değiştirdi
Daha önce Kürtlerle ittifak halinde olan bazı Arap aşiretleri taraf değiştirerek Şam yönetimine destek vermeye başladı. Bu durum sahadaki güç dengesini Kürtler aleyhine çevirdi.
Bölgedeki önemli aşiret liderleri, ittifakların kalıcı değil, şartlara bağlı olduğunu vurgularken, önceliklerinin kendi topluluklarını korumak olduğunu ifade ediyor.
Yeni Suriye'de kadın savaşçılar ve azınlıklar, endişeli
Suriye hükümetinin başında bir zamanlar El Kaide komutanı olan Ahmed el-Şara bulunuyor. Kendisi bu ideolojiden vazgeçtiğini vurguluyor, ancak hem kendisinin hem de savaşçılarının çoğunun geçmişi birçok azınlık grubunu endişelendiriyor.
IŞİD'in soykırımına hedef olan kadim dini azınlık Yezidiler, Kürtlerin koruması olmadan IŞİD'in geri dönebileceğinden korkuyor. Birçoğu, aslen İslamcı militan savaşçılardan oluşan Suriye hükümet güçleri konusunda endişeli.
Kürt güçlerinin Suriye ordusuna entegrasyonu tartışılırken, özellikle kadın savaşçıların yeni yapıya dahil edilmemesi önemli bir gerilim başlığı. Kürt yetkililer, bunun hem kadın hakları hem de temsil açısından ciddi bir gerileme olduğunu belirtiyor.
Azınlık gruplar — özellikle Ezidiler ve Hristiyanlar — ise güvenlik konusunda ciddi kaygılar taşıyor. IŞİD tehdidinin yeniden ortaya çıkabileceği endişesi, bölgedeki kırılganlığı artırıyor.
Kimlik güçleniyor ama gelecek belirsizliğini koruyor
Kürtler, kendi devletleri olmayan dünyanın en büyük etnik gruplarından birini oluşturmakta ve uzun süredir iç bölünmelerin yanı sıra dış tehditlerle de karşı karşıyalar.
Tüm bu gelişmelere rağmen, Kürtler arasında ortak kimlik duygusunun güçlendiği gözlemleniyor. Irak’taki Kürt aktörlerin de desteğiyle siyasi birlik arayışları artmış durumda.
18 yaşındaki Eva Şêxmus, Bence Rojava'nın geleceği parlak," diyor. "Daha önce Kürtler olarak birleşik değildik. Şimdi birleşikiz," diye ekliyor.
Ancak sahadaki gerçeklik, umut ile belirsizlik arasında sıkışmış bir tablo ortaya koyuyor. Kürtler için en büyük soru hâlâ yanıtını bulmuş değil: Yeni Suriye’de nasıl bir yerleri olacak?