Demirtas: Çözüm sürecinin taraflari AKP ile PKK’dir!

Demirtas: Çözüm sürecinin taraflari AKP ile PKK’dir!

PeyamaKurd - Tutuklu HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bulunduğu cezaevinde, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’da “çözüm süreci”ne ilişkin kullandığı ifadeler üzerinden önemli açıklamalarda bulundu.

Demirtaş, “Erdoğan, 2005’teki yerde olduğunu ve süreci kendilerinin bozmadığını, HDP’nin gizli ajandasının çözüm sürecini bozduğunu söyledi. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?” sorusuna şu şekilde karşılık verdi:

“Takip edebildiğim kadarıyla Erdoğan’ın Diyarbakır ziyareti, Diyarbakır halkının pek de umrunda olmadı. Pek çok Diyarbakırlı’nın, Erdoğan’ın geldiğinden haberi bile olmadı. Sanırım Diyarbakırlılar’ın gündemini yarım gün bile meşgul etmeden unutulup gitti. Zaten söyleyeceği ciddi bir şeyi yoktu ama gördüğüm kadarıyla sıfır heyecan yaratan bir gezi olmuş. Diyarbakırlılar’ın Erdoğan’ın gezisinden çıkaracağı bir şey yok ama Erdoğan’ın Diyarbakır gezisinden çıkarması gereken çok ders var. Çıkarır mı? Pek sanmıyorum. Çözüm sürecini HDP’nin bitirmesi resmen ve fiilen imkansızdır. Çünkü çözüm sürecinin tarafları AKP ile PKK’dir. HDP sadece yardımcı olmuştur, kolaylaştırıcı olmuştur. Süreci başlatan HDP değil ki bitirme gücü ve yetkisi HDP’de olsun.”

"AKP çözüm sürecini önemsiyorsa, yeni bir süreç başlatsın"

Demirtaş açıklamasının devamında “HDP çözüm sürecini bozdu, diyenler açıkça yalan söylüyor veya gerçeği çarpıtıyorlar. AKP çözüm sürecini bu kadar önemsiyor ve sahipleniyorsa yetki halen onlarda, güç onlarda. Buyursunlar, yeni bir süreç başlatsınlar. Bir engelleyen mi var?” diye konuştu.

“Silahların susmasını, çatışmanın ve ölümlerin durmasını sağlayacak ciddi ve samimi her girişimi desteklemek, barış için katkı sunmak bizler açısından ahlaki ve ilkesel bir tutumdur” diyen Demirtaş ifadelerini şu şekilde sürdürdü:

“Yeter ki çatışma zemini ortadan kalksın, sorunlarımızı demokratik zeminde konuşarak çözme fırsatı bulalım. Bir yandan çözüm sürecine sahip çıkmak diğer yandan parti kapatma davası, tutuklamalar, baskılar ve İmralı’daki tecridi sürdürmek AKP açısından çelişkidir. Ama ne yazık ki her şey seçime endeksli yürütülüyor. Barış konusunda bile küçük siyasi hesaplar, ince oy hesapları yapılıyor. AKP’nin çözüm sürecini bitirmesinin nedeni de HDP falan değildi, anketlerde oy kaybetmeleriydi. Ancak, Kürtler de Türkler de hiç merak etmesinler. HDP, bu topraklara kalıcı barışı, eşitliği, kardeşliği getirme gücüne ve iradesine sahiptir. Yeter ki toplum olarak el ele verelim ve düşmanlaştırma, kutuplaştırma siyasetine teslim olmayalım.”

“HDP bir Türkiye partisidir”

HDP’yi “şeytanlaştıran” söylem ve ifadelere prim verilmemesi gerektiğinin altını çizen Demirtaş, “HDP bir Türkiye partisidir. Türkiye de hepimizindir. Cumhuriyete sahip çıkmak, onun eksiklerini ve yanlışlarını gidererek, hatalarıyla yüzleşerek yeni yüzyıla taşımak ve cumhuriyeti demokrasiyle buluşturmak hepimizin ortak çıkış yoludur. Türkiye Cumhuriyeti devletini, Kürt’ün de Türk’ün de 85 milyonun da ortak devleti yapmak zorundayız” dedi.

Demirtaş açıklamasının devamında herkesle diyalog yolunu açık tutacaklarını belirterek, " Bizim derdimiz üzüm yemektir. Türkiye toplumuna kazandırmaktır, yani hep birlikte kazanmaktır. Kavga ederek, hakaret ederek, tutuklayarak, dışlayarak hiçbir sorun çözülmez. Tek yol diyalogdur. Bizler de ilkelerimiz doğrultusunda, herkesle diyalog kapısını her zaman açık tutmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“Seçimin kaderini ağırlıklı olarak HDP ve Kürtler belirleyecek”

“Yaşananlardan sonra HDP, Erdoğan ile masaya oturur mu?” sorusuna yanıt veren Demirtaş, Türkiye’de gerçekleşecek yeni seçimin kaderini, HDP ve ağırlıklı olarak Kürt seçmenin belirleyeceğini söyledi.

Demirtaş açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Seçimin kaderini HDP ve ağırlıklı olarak da Kürt seçmen belirleyecek. Bu bir gerçeklik ve çok şükür ki HDP ve Kürtler demokrasiden yanadır. İşte bu durum Türkiye için, cumhuriyetin demokratikleşmesi için bir şanstır. Kürtler, HDP dahil hiçbir partinin -tabiri caizse- tapulu malı değildir. Kürtler’i kazanmak isteyen her parti kendi siyasi programını sunar, ikna ederse de kazanır. Fakat unutulmasın ki Kürtler çok politiktir. Dahası, Türkiye seçmeninin çoğu çok bilinçli.”

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!

Yorum Yazın