Diyarbakir'in incisi 'On Gözlü Köprü'

Diyarbakir'in incisi 'On Gözlü Köprü'

PeyamaKurd - Medeniyetlerin beşiği olarak bilinen Anadolu'yu Mezopotamya'ya açan şehir Diyarbakır, onlarca kültürlere ve değerlere sahip zengin bir bölge olarak bilinir. Bu medeniyete ise onlarca kültür ve sanat eserlerini miras bırakmıştır. Bu değerlerden bir tanesi ile her türlü zorluklara karşı hala ayakta kalan On Gözlü Köprü diğer adıyla Dicle Köprüsü, günümüze kadar gelmiştir.

On Gözlü Köprü, Diyarbakır'ın incisi olduğu kadar, konumu, manzarası ile sanatsal değeri ile Mezopotamya için büyük bir değer olarak bilinir. Suzan Suzi türküsü ile anılan ve diğer ismi ile Dicle Köprüsü olarak bilinen köprü, insanlar tarafından çokça gezilmesinin yanı sıra, turizm değeri de taşıyor.

Köprü, birçok hikaye, türkü ve tarihe konu olmuş

Hikayelere, türkülere ve tarihe tanıklık eden köprü, hala o eski popülerliğini koruyor. Diyarbakır'ın güneybatısında, Dicle Nehri kenarında, Kırklardağı yer alıyor. Bu Kırklardağı'nın arkasında Kırklar Ziyareti bulunuyor. Çocuğu olmayanlar, buraya gelip dilek diliyorlarmış. Bir Süryani zengin ailenin de hiç çocukları olmuyormuş. Kadın, Kırklar Ziyareti'ne gelip dilek dilemiş, adak adamış. Bir kızı doğmuş. Adını Suzi (Suzan) koymuşlar. Her yıl doğum gününde, annesi onu süsler, giydirir ve Kırklar'a götürerek, bir kurban kestirirmiş. Suzan böylesine bin nazlarla büyüyüp, güzel bir genç kız olmuş.

Müslüman komşularının oğlu Adil'le, birbirlerine aşık olmuşlar. Yine bir doğum yıl dönümünde, annesi Suzi'yi, hizmetçilerle beraber kurbanını kesmek üzere, Kırklar Ziyareti'ne göndermiş. Arkalarından habersizce Adil de gelmiş. Hizmetçilerin kurban kesme telaşından yararlanan Suzi, Adil'le beraber, dağın arkasına dolanmışlar ve orada sevişmişler. Kırklar Ziyareti, bu beraberliği bağışlamamış ve ziyaret Suzi'yi çarpmış. Kız On Gözlü Köprü'nün orada, Dicle'de boğularak ölmüş. Suzi'nin ölümünden sonra, Adil de aklını yitirmiş. Adil ve Suzi'nin yaşadığı dram da dilerden dile türkü olarak taşınmış.

Diyarbakır'da Sur ilçesinin gözbebeği...

Bölge halkına ve birçok topluluğun tarihine tanıklık eden On Gözlü Köprü, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde Dicle Nehri üzerinde yer alıyor. On Gözlü Köprü ismini köprünün on açıklığa sahip olmasından dolayı alıyor. Diyarbakır şehir merkezine 3 kilometre uzaklıkta olan köprü On Gözlü Köprü, Dicle Köprüsü, Silvan Köprüsü ve Mervani Köprüsü olarak dört ayrı isimle de biliniyor.

Diyarbakır'ın sembolü haline gelen On Gözlü Köprü'nün ilk yapım tarihi ile ilgili farklı türde görüşler bulunuyor. Yapım yılı olarak bilinen en yakın ve doğru tarih, köprü üzerinde yer alan kitabeden anlaşılıyor. Kitabeye göre köprü Mervaniler döneminde 1065 yılında yaptırılmış.

Köprünün tarihsel geçmişi

İnşa süreci ve tarihsel geçmişi ile ilgili olarak Dicle Köprüsü'nün tarihçesi hakkında bazı kaynaklarda 6.yüzyılda I.Anastasias döneminde yapıldığı bilgisi mevcut. Köprü zaman içerisinde şehri kuşatan ordular tarafından yıkılmış, daha sonra da yeniden onarım aşamalarından geçmiş.

Diyarbakır'ın son defa Bizans İmparatoru Juannes Tzimisces tarafından 974 yılında kuşatılması sırasında köprünün yıktırıldığı bilinmekte. Daha sonra Emevi Halifesi Hişam Döneminde Köprü tekrar onarım görmüş. Köprünün güneybatı bölümünde ilk üç gözdeyer alan kitabeye göre köprü, 1065-1067 yıllarında Mervaniler tarafından Nizamüddin Nasr döneminde yapıldığını diğer kısımlarının da onarıldığı anlaşılıyor.

Köprünün yapısı, ölçüsü...

Çoğu kez dönemin güçleri tarafından tamir ve onarım gören On Gözlü Köprü'nün boyu 178 metre, köprünün genişliği 7-8 metre uzunluğunda. Köprünün korkulukları kesme olarak hazırlanmış, yan yana dizilerek bağlanmış üçgen çatı şekilli taşlar ile örtülü.

Yapının kitabesi, köprünün güney yüzünde ve ilk üç göz arasında yer alıyor. Kitabenin sonunda aynı hizada bazalt taş üzerine işlenmiş, bir çerçeve içinde, sağa dönük bir aslan kabartması mevcut. Dicle nehri yatağının geniş olması sebebiyle köprü boyu uzun tutulmuş ve böylece düz bir döşeme oluşturulmuş.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!

Yorum Yazın