PeyamaKurd - Avrupa Parlamentosu Milletvekili Costas Mavrides, AB'nin Kıbrıs sorununun çözümünde Türkiye'ye taviz vermemesi gerektiğini söyledi. Mavrides, "Son birkaç yıldır Türkiye'ye taviz verilmesine şiddetle karşı çıkıyorum. Türkiye'ye taviz verildikçe daha fazlasını istedikleri sonucuna vardım. Türkiye tavizleri alıyor ve yeni taleplerle ortaya çıkıyor" dedi.
Artı TV'de yayınlanan Lilit Gasparyan ile Avrupa Gündemi programına Avrupa Parlamentosu Milletvekili Costas Mavrides konuk oldu. Programda Kuzey Kıbrıs seçimlerine Türkiye'nin müdahalesi, Kıbrıs'ta müzakere görüşmeleri ve Türkiye-Kuzey Kıbrıs ilişkileri ele alındı.
“Türkiye'ye taviz verildikçe daha fazlasını istiyor”
AB'nin Kıbrıs sorunundaki çözümüne dair görüşlerini aktaran Mavrides, Türkiye'ye taviz verilmesine karşı çıktığının altını çizdi. Mavredas sözlerini şöyle sürdürdü:
"Son birkaç yıldır Türkiye'ye tavviz verilmesine şiddetle karşı çıkıyorum. Türkiye'ye taviz verildikçe daha fazlasını istedikleri sonucuna vardım. Türkiye tabizleri alıyor ve yeni taleplerle ortaya çıkıyor. AB ile ilgili olan yatıştırma politikası defalarca başarısız oldu. Bizler zamanda geri dönebilseydik, 2003'e dönebilseydik biz bir politika denedik ve sonuç almak yerine Türkiye'den daha fazla talep gördük.
Şimdi sadece Kıbrıslı Rumlar da değil Kıbrıslı Türklerin de büyük kısımında hayal kırıklığı olduğunu görüyorum. Türkiye'nin Yeni Osmanlı yayılmacı politikası Kıbrıs'ın her yerinde, sadece Rumlara, Ermenilere değil aynı zaman Kıbrıslı Türklere de karşı. Türkiye tarafından yutulurlarsa onlar da yok olurlar. Tüm Kıbrıs için bir endişe duyuyorum. Asıl mesele Kıbrıs'ı kurtarmak.”
“Erdoğan, yaptırımlardan kaçınmak için süreci kullanıyor”
Erdoğan yönetiminin AB yaptırımlarından kaçınmak için Kıbrıs müzakere sürecini kullandığını belirten Mavrides şöyle devam etti:
"Erdoğan Rejimi'nin taktik olarak yaptırımlardan kaçınma stratejisi var. Diyalog Türkiye tarafından Avrupa Konseyi'nin sözde uygulamaya hazırlandığı yaptırımlardan kaçınmak için kullanılıyor. Tartışmaya zaman olmadığını harekete geçme zamanı olduğunu söylüyorum. Erdoğan Rejimi'ne tıpkı diğer rejimlere davrandığımız gibi davranmalıyız. Aksi takdirde AB'nin güvenilirliği tehlikede. Yaptırımları uygulayamıyoruz.
Bazen çok sert yaptırımlar oluyor Rusya'ya veya Venezuela'ya. Ancak bizler direniyoruz ve Erdoğan rejimine sert yaptırımlar uygulamaya hazır değiliz. Bu ülke katılım sürecinde ve Kıbrıs'ın bir bölümünü işgal eden diğer bir çok ülkede genişleyen bir ülke.
Türkiye'deki insanlar acı çekiyor ve bu insanları unutmamalıyız. Baskı rejimi altında olmanın ne olduğunu bizler biliyoruz. Yaptırımlar sorunu çözmeyebilir, yatıştırma politikasını izlemek bizi hiçbir yere götürmez.”
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yazın