‘Siyasetin avlama felsefesi ile avin kendine misyon yükleme’ öyküsü

‘Siyasetin avlama felsefesi ile avin kendine misyon yükleme’ öyküsü

 

‘Balıkların özgürlüğü, sudan çıkana kadardır.’

PeyamaKurd - Birçoğumuz geçmişten gelen sözlerin tecrübe sonrası kazanıldığını ve dilimize pelesenk olduğunun farkındayız. Fakat aynı şekilde birçoğumuz bu sözlerin gücünden yararlanma konusunda negatif durumdayız.

Dünyanın ilk isyancısı, efendilerine başkaldıran ilk köle kahramanlardan birinin ‘Spartacus’ olduğu konusunda birçok araştırmacı hem fikirdir. Spartacus, efendilerinin elinden ‘özgürlüğünü almak için’ öyle bir inanmışlıkla donatmıştı ki kendini başkaldırıya hazırlanmadan önce beraberinde savaşacak olan Gladyatörlere ‘Kardeşlerim unutmayın ki Özgürlüğün en büyük düşmanı halinden memnun kölelerdir’ demiş ve ellerinden alınan adaleti tekrar yerine koymak için savaşa girmişti.

Şüphesiz ki Spartacus istediğine ulaştı. O, başkaldırarak kendi halkı için savaştı ve efendilerine boyun eğmedi.

***

Bu durum tarih boyunca değişmedi ve farklı sirkülasyonlarda önümüze çıktı. Halepçe’den, Koçgiri’ye Barzan’dan, Rojava’ya Cizre’den Sur’a… Yerler farklı da olsa tek bir gerçek vardı. ‘Kürtlerin yokluğu bizim varlığımızdır.’

Bunca olay yaşanırken Kürt halkına yönelik en güncel vaka ‘Kürdistan Referandumu ve Efrin’ olarak vuku buldu. Erdoğan referandum zamanı sarf ettiği   ‘Vanayı kapatırız aç kalırlar’ sözü hâlâ Kürtlerin kulaklarında çınlamaktadır. Efrin’e yönelik ‘Afrin’den onları süpüreceğiz’ sözleri de cabası…

Durum böyle iken Türkiye’de seçim zamanı yaklaşma başladı. Erdoğan HDP’yi bir seçim silahına dönüştürerek ve ‘neredeyse toplumu iç savaşa sokacak şekilde halka sunarak’ kendi kitlesinin milliyetçi damarlarına şovenizm enjekte etmeye başladı. 

2013 yılında ‘Kürdistan’a yok diyenler ilk meclis zabıtlarına baksınlar’ sözlerini kullanan Erdoğan, 2019’un Şubat ayında mitinglerde ‘Kürdistan nerede? Kürdistan mı var?’ sözleri ile fanatik kitlesini harekete geçirerek, Kürtlere yönelik tavrını doğrudan doğruya gösterdi.

***

HDP eşittir PKK’dir algısını toplum içine kanalize eden Erdoğan, HDP ile Dolmabahçe mutabakatını yapan yine Erdoğan. Erdoğan’ın bu ikili siyaseti kleptokrat hükümetlerde artık normal görünen bir durum. MHP ile ittifaka giden AKP’nin kanaat önderi olarak vitrinde bulunan Tayyip Erdoğan’ın stratejisi ‘Jakoben politikalar ile iktidarını daha sağlama almaktır.’

Bu bağlamda da karşımıza bir efendi ve köle öyküsü çıkmaktadır. ‘Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün Kürt illerinden bazı kanaat önderleri ile bir araya geldi’ haberleri basında yer aldı. Şüphesiz bu toplantıda iktidar, avcı rolü ile avladığı avlar ile halka ‘kardeşlik sinyali göndermekte’ av ise avcının ona merhamet göstereceğini zannederek kendine misyon yükleme derdindedir.

Peki kimdir bu kanaat önderleri? Bir başka ifade ile soracak olursak ‘Kimdir bu Kürt kanaat önderleri?’ Cevap gayet ortada bunların, ‘Kardeşlik salatasına domates doğramaya giden birkaç kör bıçaktan başka bir şey olmadıkları’ kesindir.

AKP içinde yer edinen bu alyuvarlar, Kürt görünümlü cahiliyet tortusundan başka bir şey değillerdir. Bunlar, efendisine hizmete giden ayakları prangalı kölelerdir.

Kürt halkının bu tarz kanaat önderleri yoktur, olamaz da.

Bunlar sadece balıktır ve unutmayın ki balıkların özgürlüğü sudan çıkana kadardır. Ve unutmayın ki ‘özgürlüğün en büyük düşmanı halinden memnun kölelerdir.’

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!

Yorum Yazın