PeyamaKurd - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, “çerçeve yasa” olarak bilinen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” için imza attı.
16 imza verildi
DEM Parti’den verilen bilgiye göre, çerçeve yasa teklifine Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın yanı sıra toplam 16 isim imza attı.
Teklife imza verenler arasında DEM Parti grup başkanvekilleri, grup yönetimi, grup idare amiri, parti sözcüsü, Kadın Meclisi Sözcüsü, İmralı Heyeti üyeleri, Meclis Adalet Komisyonu üyeleri ile Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri yer aldı.
Bakırhan: Attığımız imza sadece bir metne değil, ortak geleceğimize atılmış bir imzadır
Bakırhan, imza atılmasının ardından yaptığı açıklamada, süreçte yaşamını yitiren Sırrı Süreyya Önder’i anarak konuşmasına başlayarak, “Emek verdiği, devam ettirdiği yolu bugün devam ettiriyoruz. İnşallah başarıya ulaştıracağız barış sürecini” dedi.
Çerçeve yasa teklifinin Türkiye siyasi tarihinde yeni bir sayfa açtığını belirten Bakırhan, “1985’ten 2015’e kadar bu mesele bağlamında bugüne kadar 11 düzenleme yapıldı. Ama hiçbirisi sonuç almadı. Hiçbirisinden tam bir sonuç çıkmadı” ifadelerini kullandı.
27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıya değinen Bakırhan, “İlk defa Türkiye’de ortak geleceğimizin hukukunu birlikte yazacağız. Yazıyoruz bugün. Bu yasa hepimiz için bir imkândır” diye konuştu.
Teklifin bir son değil, başlangıç olduğunu söyleyen Bakırhan, “Bu yasa bir son durak değil. Tam tersine değerli ve tarihi bir başlangıçtır. Yasanın eksiklerini ifade ettiğimiz gibi önemini de biliyoruz ve önemini de savunacağız” dedi.
Türkiye için yeni bir kapı aralanacağını vurgulayan Bakırhan Abdullah Öcalan’ın sözlerine atıf yaparak, “Her büyük yol ilk adımla aşılır. Biz de bugün ilk adımı atıyoruz” diye konuştu.
Bakırhan, sürecin toplumsallaştırılması gerektiğini belirterek, “86 milyona götürmeye çalışacağız. Başta Meclis olmak üzere çatışmanın yeniden üretilmesini engelleyen her demokratik adımı, sözü, pratiği ve eylemi sonuna kadar savunacağız ve destekleyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Bakırhan açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bugün bir imza attık. Attığımız imza sadece bir metnin altına atılmış bir imza değil; barışa, demokrasiye ve ortak geleceğimize atılmış bir imzadır. Değerlidir ve önemlidir. Şimdiden yasa 86 milyona hayırlı olsun. Yolumuz açık olsun, geleceğimiz ortak olsun, barışımız kalıcı olsun.”
Hatimoğulları: Bu yasa Kürt sorununun çözümünde bir kapı aralama anlamı taşıyor
Yaklaşık iki yıldır devam eden müzakere sürecine vurgu yapan Tülay Hatimoğulları, “Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemle çözülmesi için devam eden müzakere sürecinde belli başlı adımlar atılması konusunda bugün parlamentoya sunulacak olan yasa teklifi son derece önemli ve tarihi bir anlam taşımaktadır” dedi.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasının ve hazırladığı raporun önemli eşikler olduğunu belirten Hatimoğulları, komisyonun İmralı’da Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değindi. Hatimoğulları, “Bu yasa elbette tek başına yüz yıllık bir sorunu çözebilecek bir yasa değil. Ama bir adım atma konusunda, bir kapıyı aralama konusunda son derece tarihi bir yasadır” ifadelerini kullandı.
Teklifin “negatif barıştan pozitif barışa geçiş konusunda önemli bir evre” olduğunu söyleyen Hatimoğulları, “Silahsız ve çatışmasız bir sürecin başlangıcı bakımından somut bir adımın atılması bizi ilerletme konusunda umut veriyor” dedi.
Yasanın yalnızca bir düzenleme olarak kalmaması gerektiğini belirten Hatimoğulları, oluşturulacak kurulun görev ve işlevinin önemli olduğunu vurguladı. Hatimoğulları, “Bizim açımızdan bu yasa bir kök yasadır, bir çerçeve yasadır. Bundan sonra demokratikleşmeyle ilgili adımlar atılması, Türkiye’deki bütün farklı halkların ve inançların sorunlarına çözüm üretecek yeni yasaların çıkarılması bakımından bir kök yasa niteliği taşımasını diliyoruz” diye konuştu.
Kürt sorununun yalnızca güvenlik başlığıyla ele alınamayacağını ifade eden Hatimoğulları, “Kürt sorunu bir terör sorunu değil. Kürt sorunu iktisadi, sosyal, siyasal ve toplumsal bir sorundur” dedi.
Hatimoğulları, Meclis’te grubu bulunan ve bulunmayan tüm siyasi partilere çağrıda bulunarak, “Bu gerçekten tarihi bir süreç ve Türkiye’de 86 milyon yurttaşımızın demokratikleşmeyle ilgili önünü açacağına yürekten inanıyoruz. Herkesin bu konuda desteğini ve dayanışmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.