Hakan Fidan’dan silah bırakma sürecine dair açıklama

Hakan Fidan’dan silah bırakma sürecine dair açıklama

PeyamaKurd - Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Sadece Türkiye’deki Kürt kardeşlerimiz değil, sınır ötesindeki Kürtler de Türkiye’nin tesis ettiği bu istikrar ve refah ortamından doğrudan payını alacaktır." dedi.

Bakan Fidan, katıldığı canlı yayında silah bırakma süreci dahil dış politika ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Beyanlar var ancak tehdidin fiilen sona ermesi şart

Silah bırakma sürecindeki mevcut durumu değerlendiren Bakan Fidan, zaman faktörünün ve mekanizmaların önemine işaret ederek şunları kaydetti:

"Gönül her şeyin daha hızlı ilerlemesini ister elbette. Örgüt Mayıs 2025'te kendisini feshettiğini ve silahlı mücadeleye son verdiğini deklare etmişti. Geldiğimiz noktada aradan bir yılı aşkın süre geçti. Silahların bırakılmasına ilişkin somut adımlar şu ana kadar hayata geçmiş değil. Bundan sonraki aşamada gerekli mekanizmaların devreye girmesi gerekiyor ve burada zaman faktörü belirleyici. Süreç daha hızlı ilerleyebilir ancak son derece dikkatli olmak mecburiyetindeyiz. Beyanlar ve niyetler ortada, fakat sahada tehdidin fiilen ortadan kalktığını görmeliyiz. Bunu çok yakından izliyoruz."

Diyarbakır artık çatışmayı değil, sanayileşmeyi konuşuyor

Geçtiğimiz 11 Eylül’de gerçekleştirdiği Diyarbakır ziyaretine değinen Bakan Fidan, kentte farklı sivil toplum kuruluşları ve toplum kesimleriyle bir araya geldiğini hatırlattı. Bölge halkının sürece yaklaşımının son derece müspet olduğunu belirten Fidan, "Diyarbakır’da sürecin inanılmaz derecede olumlu yankı bulduğunu bizzat müşahede ettik. Zaten bölge tabanı buna tamamen hazır." ifadelerini kullandı.

Görüşmelerde siyasi, ticari, dini ve kültürel temsilcilerin Kürt kimliğinin önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik reformlardan duyduğu memnuniyeti aktardığını dile getiren Fidan, bölgenin önceliklerinin değiştiğine dikkat çekti.

Süreç bölgedeki Kürtleri de etkileyecek

Fidan, "Bölgedeki kardeşlerimiz artık güvenlik ve çatışma sarmalından tamamen uzaklaşmış durumda. Artık bize, 'Diyarbakır’ın daha fazla sanayileşmesi ve kalkınması için ne yapıyorsunuz? Sanayi kapasitemizi nasıl büyüteceğiz, ulaşım ağlarını nasıl geliştireceğiz?' diye soruyorlar. Bunlar, bölgemizde konuşulması gereken asıl ve son derece kıymetli tartışmalardır." dedi.