PeyamaKurd - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Cizre'nin kapısından günde bin 400'ü aşkın ticari araç ülkeyi terk ediyor, bir o kadarı da Türkiye'ye geliyor. Biz, Cizre'nin bu bağlamda büyümesini ve bir lojistik üs olmasını istiyoruz.'' dedi.
Partisinin Meclis grup toplantısında konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, ''Terörün bitmesi için CHP olarak katkı verdik, mücadele ettik, adres gösterdik. Bu sorunun çözülmesi için geçmişte de katkı verdik, şu anda da veriyoruz. Bir an önce bu sorun çözülsün, bölge huzura kavuşsun. Aynı ülkenin vatandaşlarıyız, birlikte olmalıyız. Ayrımcılığa da teröre de yer olmasın ve hep beraber bu ülkede huzur içinde yaşayalım.'' ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu, ''CHP'nin kalbi Doğu'da, Güneydoğu'da atıyor. Bunu bilmenizi isterim. Cizre'nin kapısından günde bin 400'ü aşkın ticari araç ülkeyi terk ediyor, bir o kadarı da Türkiye'ye geliyor. Biz, Cizre'nin bu bağlamda büyümesini ve bir lojistik üs olmasını istiyoruz. Nusaybin'in sınır kapısı 14 yıldır kapalı. Bu kapının açılmasını istiyorlar. Bu sınır kapısı oldukça önemli. Ziyaretimde yolculuk sırasında küçük bir kız çocuğu, 'Okula gitmek istiyorum' diye yanıma geldi. Ancak okul yolları çok kötü dedi. Bu kızın talebini hem Millî Eğitim Bakanı'na hem de Ulaştırma Bakanı'na iletmek istiyorum. Bu kız okumak istiyor. Bu kızın talebini gerçekleştirmek hepimizin sorumluluğu.'' diye konuştu.
Adalet ve Kalkınma Partisi'ne (AK Parti) geçen belediye başkanlarına tepki gösteren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
''Nasıl atandılar, nasıl seçildiler bilmiyorum ama yapay zekâya da hakaret etmek istemiyorum. Yapay zekâya iftira atma gibi bir hakkımız da yoktur. Ama kardeşim, CHP'den seçiliyor bu kişi. Nasıl oluyor da birdenbire öbür tarafa transfer oluyor? Nasıl oluyor da düne kadar bir sürü laf ettiği, 'Aman bunlara oy vermeyin' diye kapı kapı, sokak sokak gezdiği bir belediye başkanı bir gecede öbür tarafa transfer oluyor? İki şey oluyor: Ya malı götürmüş, sığınacak yer arıyor; 'Derhal buraya gel' diyorlar. Ya da henüz malı götürmemiş ama götürmek, çalmak istiyor. Diyor ki: E, ben CHP'nin markasıyla durursam bana hesap soracaklar. En azından oraya gideyim; hırsızlıkta sınır yok, malı götürmede sınır yok. İstediğin kadar çalar çırparsın, bir de iktidar sırtını sıvazlar. Bu belediye başkanlarında ahlak sorunu var, ar sorunu var.
Halkın oyunu alacaksın, CHP'nin oyunu alacaksın, hırsızlık yapacaksın, koşa koşa öbür tarafa gideceksin. 'Ben de hırsızlık yaptım, ben de sizin gibiyim, bana dokunmayın; girdim aranıza' diyorsun. Namuslu bir belediye başkanı seçmenine ihanet etmez. Sen seçmenine ihanet ediyorsun. Yolsuzluk yapıyor, malı götürüyor, sığınacak yer arıyor; orada sırtı sıvazlanıyor. Sanıyor ki o gidince tüm CHP'liler arkasından gidecek. Sanıyor ki…Sen malı götürdün, kendini güvenceye aldığın için oradasın. Ama sana güvenen CHP seçmeni asla arkandan gelmeyecek. Onlar gerçeği biliyor. Hırsızlık yapan, yolsuzluğa bulaşan belediye başkanlarının sığınacağı yer AK Parti Genel Merkezi'dir.''