PeyamaKurd - ABD Dışişleri Bakanlığı, 2026 yılı Irak Yatırım Ortamı Raporu'nu yayımladı. Raporda, Irak genelindeki yolsuzluk, bürokrasi ve güvenlik sorunlarına dikkat çekilirken; Kürdistan Bölgesi’nin yabancı yatırımcılara sağladığı yüzde 100 mülkiyet hakkı ve zengin doğal gaz potansiyeliyle çok daha elverişli bir ortam olduğu vurgulandı.
Dışişleri Bakanlığı Ekonomik ve Enerji İşleri Bürosu tarafından hazırlanan yıllık raporda, Irak pazarındaki fırsatlar ve yabancı yatırımcıların karşılaştığı engeller kapsamlı şekilde değerlendirildi.
Rapor, mülkiyet hakları ve yatırım kolaylığı açısından Kürdistan Bölgesi ile federal Irak arasındaki belirgin farkları ortaya koydu:
Yabancı sermayeye yüzde 100 mülkiyet kolaylığı
"Irak’ta yabancı yatırımcıların yerel şirketlerdeki ortaklık payı yüzde 49 ile sınırlandırılırken, Kürdistan Bölgesi birçok sektörde yabancılara yüzde 100 mülkiyet hakkı tanıyor. Bu yasal esneklik, Kürdistan Bölgesi’ni uluslararası sermaye ve doğrudan yatırımlar için Irak genelinden çok daha cazip bir pazar haline getiriyor."
Doğal gazda zengin rezerv ve küresel fırsatlar
"Kürdistan Bölgesi'nin sahip olduğu zengin doğal gaz rezervleri, uluslararası enerji devleri için stratejik bir fırsat olarak öne çıkıyor. Ancak bu potansiyelin tam olarak değerlendirilebilmesi için Erbil ile Bağdat arasındaki anlaşmazlıkların çözülmesi, yasal çerçevenin netleştirilmesi ve enerji şirketlerine ödemelerin düzenli yapılması gerekiyor."
Aşılması gereken engeller ve yerel istihdam şartı
"Bölgedeki olumlu yatırım iklimine karşın bazı zorluklar da varlığını koruyor. Yatırımcılara uygulanan yüzde 75 oranında yerel iş gücü çalıştırma zorunluluğu ile Bağdat yönetimiyle yaşanan gümrük pürüzleri, yatırımcıların aşması gereken temel konular arasında yer alıyor."
Irak genelinde bürokrasi ve güvenlik engeli
Raporda, Başbakan Ali Zeydi liderliğindeki Irak Hükümetinin gelir kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve Batılı şirketlerle ticareti geliştirmeyi hedeflediği; ancak hedeflere ulaşmanın kapsamlı idari, mali ve hukuki reformlara bağlı olduğu ifade edildi.
Irak genelinde kronik elektrik kesintileri, bürokratik engeller, şeffaflık eksikliği ve nakit paraya aşırı bağımlılık temel sorunlar olarak sıralandı. Ayrıca ülkenin Mali Eylem Görev Gücü (FATF) listelerindeki konumu ile silahlı milis gruplarının oluşturduğu güvenlik risklerinin yabancı yatırımcıları tedirgin ettiği aktarıldı.
Sonuç bölümünde, Irak'ın yabancı sermayeyi çekebilmek için geniş imkanlara sahip olduğu, ancak bunun gerçekleşmesi için somut adımlar atılması ve uluslararası sözleşmelere tam uyum sağlanması gerektiği vurgulandı.