ABD: Belgeler elimde her seyi açiklayabilirim...

ABD: Belgeler elimde her seyi açiklayabilirim...

PeyamaKurd – Gün geçtikçe Suriye’de durumlar daha karmaşık bir hale geliyor. ABD’nin çekilme kararının ardından bölgenin 3 tekel ülkesi olan Türkiye, Rusya ve İran’ın elinde kalacağı sözleri birçok medya kuruluşu ve analistin sözlerine konu oldu. Fakat ABD’nin Suriye’den çekilerek Kürtleri yalnız bırakacağı ve onları bu üç ülke arasında ateşe atılacağını kabul etmeyen birçok bürokrat, politikacı ve siyasetçi de çekilmeye karşı çıktı.

Trump’ın çekilme kararını açıklamasından sonra terör örgütü IŞİD’in bölge de tekrar faaliyete geçtiği ve geçtiğimiz günlerde iki saldırı yaparak hem Kürt güçlerine hem de ABD askerlerine zarar verdiği gözlemlendi. Bu olaylar akıllara ‘Türkiye Suriye’de, boşluğu doldurmakta ne kadar ısrarcı ya da sadece Kürtler için mi ısrarcı?’ sorusunu getiriyor. 

‘Seni alırım oradan Saddam gibi…’

Suriye’de yaşanan bu olaylara binaen geçtiğimiz günlerde bir televizyon programına konuk olan Türk gazeteci Banu Avar, “2004-2014 yılında Türkiye tarafından 800 milyar dolarlık ihale alınmış. Bunlar; köprü, yol, liman, havaalanı ne isterseniz… ABD ise bir açıklama yaparak 200 milyar doları, Katar, Singapur, Malezya bankalarında rüşvet olarak sizin hükümetinizin çevresindeki adamlara dağıtıldı diyor. Malezya, Singapur ve Katar’daki bankalar Amerikan bankası olduğu için, adamlar (ABD) isim isim bu paralar kime verildiyse bende ona göre davran diyor. Yani ben gel burada Cerablus’ta bunu yapacaksın deyince yapmak zorundasın. Sonra fena olur. Ya da seni alırım oradan, Saddam gibi, Mübarek gibi diyor. Böyle bir şantaj da var” sözlerini kullanarak bir iddiada bulundu.  

‘Trump, Türkleri deniyor mu?’

Avar’ın bu sözleri, ABD’nin son zamanlardaki politikasının da buna benzer bir şekilde ilerlediğini gösteriyor gibi. Geçtiğimiz günlerde Trump ve Erdoğan telefon ile konuşmuş ardından Trump, “ABD’nin Suriye’den çekilme zamanı geldi” demişti. Ardından ise Türkiye kanadından, “Suriye’de IŞİD ile mücadele edebiliriz” açıklaması gelmişti. Fakat son zamanlarda yaşanan saldırılar bunun böyle olmadığını gösterdi. Ayrıca Trump’ın geçtiğimiz günlerde attığı, “Kürtlere bir şey olursa ekonominizi mahvederiz” sözleri de acaba Türkiye’nin başka nelerini yakaladılar sorularını akıllara getiriyor. Trump, Türkleri Suriye’de deniyor mu?

‘ABD, Türklere ültimatomu verdi’

Son günlerde Erdoğan’ın Rojava’daki Kürtlere yönelik operasyon sözlerinin de her zamanki gibi seçim manevrası olduğu biliniyor. Türkiye, Orta Doğu’da tek başına kart dağıtamaz yanına başka bir ülkeyi almadan sadece masa etrafı olur. Suriye meselesinde Ankara, Ruslar ve İran ile işbirliği içine girdi aynı zamanda ABD ile arayı sıcak tutmaya baktı. Fakat ABD, bunu kabul etmedi madem sen oradasın biz de Kürtlerin yanındayız. Çağırdığımız zaman geleceksin, git dediğimizde gideceksin ültimatomu verdi. Hatırlanacağı üzere Papaz Brunson meselesi de buna benzer bir olaydı. Brunson’ın alınması ile Dolar fırlamış, ekonomi tepetaklak olmuştu. Trump, geçtiğimiz günlerde ‘Ekonominiz mahvederiz’ tweeti ile buna benzer bir şey yapacağını açıkça gösterdi.

‘Bunlar koz olarak tutuluyor’

Türkiye, hangi isimlerden ne karşılığında rüşvet aldı? Ya da kime neyin karşılığında yurt dışında rüşvet verdi? Bunu Avar’ın iddialarına göre ABD bunları biliyor. ABD, ayrıca Erdoğan’a yönelik bunları koz olarak kullanıyor dediklerimizi yapmazsan sonun Saddam ve Mübarek gibi olur demekten kaçınmıyor.  Washington yönetimi biz Suriye’den askerlerimiz çeksek dahi orada olacağız diyor.

Türkiye, ABD’nin Kürtler ile olan sıcak ittifakından dolayı endişeli süreçlerden geçiyor. Türkiye, ABD’ye yönelik bir koz kullanamaz çünkü ABD’ye göre daha güçsüz ve ekonomik olarak daha zayıf. Avar’ın bir diğer iddiası rüşvet meselesi ise, Reza Zarrab olayını akıllara getiriyor.  Yurt dışına kaçırılan paralar, ayakkabı kutuları vs… Eğer bu iddialar doğru ise, Trump yönetimi olası bir yanlışta Türk Hükümetini affedecek gibi durmuyor.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!

Yorum Yazın