PeyamaKurd - Kürt illerinde bulunan ve aralarında Baro, Ticaret ve Sanayi Odaları, Tabip Odaları ve sendikaların bulundu yaklaşık 200 sivil toplum kuruluşu, kapatılması için iddianame hazırlanan HDP için ortak yazılı açıklama yaptı.
Ortak yazılı açıklama yapan Sivil Toplum Kuruluşları (STK), “2008 yılında AKP’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesine dava açılmıştır. Bizler demokrasiye, hukuka ve çoğulculuğa olan inancımız, ilkesel ve ahlaki tutumumuzun gereği o dönemde AKP’nin kapatılmasına karşı çıkmış, bu görüşümüzü de kamuoyuyla paylaşmıştık” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin AB sürecindeki reformlarına vurgu yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Türkiye'nin demokratikleşmesinin en etkili yolunun, AB üyeliği yolunda gerçekleştirilmesi gereken reformlar olduğunu hatırlayarak, duraksayan, geri bırakılan reform süreci kararlı bir irade ile yeniden programlandırılmalıdır. Siyasi partiler ve seçim kanunları derhal TBMM gündemine alınarak, demokratik bir hale getirilmeli, siyasi partilerin yargı erkinin, keyfi, siyasi ve denetimi mümkün olmayan takdir hakkı ile kapatılmasının önüne geçecek bir düzenlemeye kavuşturulmalıdır. Türkiye'de gerçek demokrasi isteyen çevrelerin işbirliği ile Türkiye'nin temel sorunlarının çözümüne cevap verecek bir içerikle en kısa zamanda yeni sivil bir anayasanın hazırlanması için çalışmalar hızlandırmalıdır.”
“Kayyumlar demokrasiye olan inancı zayıflatmıştır”
Yapılan ortak açıklamada ayrıca seçim ve demokrasi vurgusu yapıldı. Seçimlerin, demokrasi için vazgeçilmez bir parça olduğunu dile getiren STK’lar, bölgeye seçilmiş yetkililer yerine atanan kayyumlara da vurgu yaparak şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bölgemizdeki birçok il ve ilçe, 2016 yılından beri, seçilmiş belediye başkanlarının yerine merkezi yönetim tarafından kayyum olarak atanan vali ya da kaymakamlar tarafından yönetilmektedir. Genel bir uygulama haline gelen kayyum uygulaması demokrasiye olan inancı zayıflatmıştır. Geçmiş tecrübelerimizle de sabit olduğu üzere, siyasi partileri kapatmak suretiyle siyaset kurumunu güçsüzleştirmek ve etkisiz hale getirmek, ülkemizi demokratik değerlerden ve nihai hedef olan Avrupa Birliği üyeliğinden daha da uzaklaştıracağı gibi aynı zamanda siyaset dışı araçların daha da güçlenmesine yol açacaktır.”
“Partilerin kapatılması ülkeye fayda sağlamayacak”
Parti kapatmanın Türkiye’ye fayda sağlamayacağını belirten STK’lar ortak açıklamayı şu şekilde sonlandırdı:
“Biz aşağıda imzası bulunan STK’lar ve meslek örgütleri olarak; parti kapatma ve milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılmasının ülkemize bir yarar sağlayamayacağını, pandeminin etkisiyle artan ekonomik sorunları daha da ağırlaştıracağını, çoğulculuk ve hukuk devleti ilkesi açısından da kırılmalara yol açacağını düşünüyor ve değerlendiriyoruz. Bu nedenle siyaset kurumunu denklem dışına itecek uygulamalardan vazgeçilmeli, ekonomik, sosyal ve insan hakları alanındaki reformlara öncelik ve hız verilmesinin ülkemizin ve tüm yurttaşlarımızın yararına olacağı kanısındayız.
Anayasa Mahkemesinin HDP hakkında açılan kapatma davasına ilişkin olarak, AİHM’in daha önce birçok parti kapatma davasında ortaya koyduğu kriterleri dikkate alarak kapatma talebini reddetmelidir. Türkiye’nin geleceği için önemsediğimiz bu görüş ve taleplerimizin dikkate alınmasını temenni ediyoruz. Bizler, hukuk başta olmak üzere ekonomik ve sosyal alanda yapılacak reformlar konusunda görüş ve önerilerimizi de paylaşmaktan memnuniyet duyacağız. Saygılarımızla.”
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yazın