TR KU SO
FB X
✎ Makale

Halepçe Jenosidi – Jenosîda Helebçeyê

📅 16 Mart 2026

16 Mart 1988

16 Mart günü gökyüzü Halepçe’nin üzerine ölüm bıraktı.

Bombalar sadece patlamadı; görünmeyen, kokusuz, insanın ciğerine kadar giren zehirler yağdı.

Bir anda sokaklar sessizleşti.

Anneler çocuklarını kucaklayarak yere düştü.

Bazıları kaçmaya çalışırken kapı eşiklerinde donup kaldı.

Bazıları beşiklerinin başında, bazıları mutfakta, bazıları da çocuklarını korumak için üzerlerine kapanmış halde bulundu.

**

Halepçe’de anneler son kez çocuklarının saçlarını okşadı.

Bir annenin eli, çocuğunun yüzünde kaldı.

Bir çocuğun başı, annesinin göğsüne yaslanmış halde dondu.

O gün ölüm sadece bir şehri değil, bir halkın kalbini vurdu.

Saddam rejimi, Irak Kürdistanı’nın İran sınırına yakın Halepçe kentine kimyasal gazlarla saldırdı.

Binlerce insan birkaç dakika içinde hayatını kaybetti.

Çoğu kadın ve çocuktu.

Kimisi annesinin kucağında,

kimisi babasının omzunda,

kimisi de birbirine sarılmış halde bulundu.

**

Halepçe, tarihe yalnızca bir saldırı olarak değil, bir halkın ortak yarası olarak geçti.

Bu katliam yalnız değildi.

Arkasında Enfal Operasyonu vardı.

29 Mart 1987’de başlayan ve 23 Nisan 1989’a kadar süren bu operasyon, Kürt halkını yok etmeyi hedefleyen sistematik bir imha planıydı.

Saddam Hüseyin’in yeğeni “Kimyasal Ali” lakaplı Ali Hasan el-Mecid bu operasyonun başındaki isimdi.

Köyler yakıldı, insanlar toplu mezarlara gömüldü, şehirler boşaltıldı.

Sadece Enfal operasyonunda yaklaşık 250 bin Kürt’ün öldürüldüğü tahmin ediliyor.

Ama sayılar, Halepçe’nin gerçeğini anlatmaya yetmez.

Çünkü Halepçe,

bir annenin yere düşmüş çocuğunu kaldırmaya çalışırken donduğu andır.

Halepçe,

bir çocuğun son nefesinde “anne elma kokusu geliyor” dediği andır.

Halepçe,

Kürt halkının hafızasına kazınmış susmayan bir çığlıktır.

**Ji bîr neke…

Bila neyê jibîrkirinê.**

Unutma…

Unutturma.

Çünkü Halepçe yalnız geçmiş değildir.

Halepçe, bir halkın kalbinde hâlâ atan acı bir hatıradır.

Ve o gün ölen çocukların sesi hâlâ rüzgârda dolaşır:

“Dayê… bêhna sêva tê…

Paylas: