ABD'den Ortadoğu'ya büyük yığınak

ABD'den Ortadoğu'ya büyük yığınak

PeyamaKurd -  ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Ortadoğu’daki askeri varlığını son 23 yılın en yüksek seviyesine çıkardığını duyurdu. Yapılan açıklamada; 2003 yılındaki Irak işgalinden bu yana ilk kez üç Amerikan uçak gemisinin aynı anda bölgede görev aldığı aktarıldı.

24 Nisan 2026 Cuma günü CENTCOM’un resmi sosyal medya hesabı üzerinden paylaşılan bilgilere göre; USS Abraham Lincoln, USS Gerald Ford ve USS George H.W. Bush uçak gemileri şu an bölgede yan yana bulunuyor.

Bu devasa deniz gücü, ABD’nin İran’a yönelik başlattığı deniz ablukasını tahkim etme ve olası bir çatışmaya karşı mutlak caydırıcılık sağlama stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.

15 bin asker ve 200 savaş uçağı göreve hazır

Bu üç dev gemiyle birlikte bölgedeki Amerikan gücü büyük bir kapasiteye ulaştı.

Gemilerde ve eşlik eden filolarda 15 binden fazla denizci ve deniz piyadesi (Marines) görev yapıyor.

Gemilerin üzerinde toplamda 200’den fazla savaş uçağı bulunuyor. Bu filonun içinde hem hava hem de kara hedeflerini tam isabetle vuran F-35 Lightning, havada yakıt ikmali yapabilen Super Hornet ve düşman radarlarını kör eden elektronik harp uçağı Growler gibi dünyanın en modern araçları yer alıyor.

Gelişmiş füze sistemleri ve radarlarla donatılmış Seahawk ile yüksek süratli taşıma kapasitesine sahip Osprey tipi yaklaşık 37 helikopter filoyu destekliyor.

12 savaş gemisi eşlik ediyor

Üç uçak gemisine, aralarında Mahan, Mason, Ross ve Bainbridge gibi isimlerin de bulunduğu 12 muhrip ve fırkateyn eşlik ediyor.

Bu gemiler, füzeler ve drone’lara karşı gelişmiş hava savunma kalkanı sağlamanın yanı sıra, uzun menzilli hassas vuruş kabiliyetine de sahip.

Hedef: İran limanlarına yönelik tam abluka

CENTCOM, bu büyük yığınağın amacını "her türlü emri anında yerine getirmeye hazır olmak" şeklinde tanımlasa da, şu anki öncelikli görevin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını eksiksiz uygulamak olduğu biliniyor.

2003’ten bu yana bölgedeki en yoğun askeri konsantrasyonun, İslamabad’daki müzakerelerin tıkandığı bir döneme denk gelmesi dikkat çekiyor.