Duran Kalkan:Çözümün ve siyasetin zamanı geldi

Duran Kalkan:Çözümün ve siyasetin zamanı geldi

PeyamaKurd - Barış sürecine ilişkin konuşan PKK’nin kurucu isimlerinden Duran Kalkan “Süreç sürüyor. Batacak mı? Batmayacak” diye konuştu.

Gazeteci Ruşen Çakır, Medyascope adına Kandil’de feshedilen PKK’nin kurucularından, “Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi Üyesi” Duran Kalkan ile Kürt meselesinin demokratik çözümüne yönelik yürütülen barış sürecine dair bir röportaj gerçekleştirdi.

Sürecin geleceği, bölgesel konjonktür, Öcalan’ın misyonu, Türkiye kamuoyu ve muhalefetine mesajlar üzerine açıklamalarda bulunan Kalkan “Hem çözümün zamanı hem de siyasetin zamanı geldi” vurgusunda bulundu.

Kalkan, röportajın başında “Önce İmralı’ya gitseydiniz” diyerek Öcalan’ın rolüne dikkat çekti ve Mayıs 2025’te ilan edilen fesih kararının uygulanmasının Öcalan’ın öncülüğünde mümkün olacağını söyledi.

Duran Kalkan “Bir şey söylemek istiyorum başlamadan önce. Sanki biraz yanlış geldiniz. Buraya değil de önce İmralı’ya gitseydiniz. Daha doğru adrese gitmiş olurdunuz” ifadelerini kullandı.

“Süreç batmayacak”

Yürütülen sürece ilişkin net bir duruş ortaya koyan Kalkan “(Süreç) Sürüyor. Batacak mı? Batmayacak” diye konuştu ve siyasi, askeri, bölgesel ve Türkiye’deki koşullar nedeniyle sürecin devam edeceğine vurgu yaptı.

Kalkan 2013’teki durumdan farklı olarak Gazze, Suriye ve Türkiye dinamiklerinin yeni bir zemin oluşturduğunu belirtti.

Savaşın yarattığı sonuçların çözüm ihtiyacını artırdığını kaydeden Kalkan, “çözüm ve siyaset” zeminini işaret etti.

“Siyasetin zamanı geldi”

Duran Kalkan bu bağlamda “Hem Gazze süreci var hem de bölgede liderlerin, devletlerin değiştiği bir realite var. Kendi savaşımızla da bir noktaya geldik. Her şey savaşla çözülmez; savaş açığa çıkarır, siyaset çözer. Dolayısıyla hem çözümün hem de siyasetin zamanı geldi” ifadelerini kullandı.

Kalkan, Öcalan’ın 27 Şubat çağrısını temel aldıklarını ve bu temelde yeni süreçler geliştirmeye kararlı olduklarını söyledi.

Duran Kalkan Ortadoğu’daki değişimleri de hatırlatarak, bölge halklarının kendi iradeleriyle çözüm üretmesi gerektiğini vurguladı.