"Kürtler milletlerine ve devletlerine olan özlemini içinde barindiriyor"

"Kürtler milletlerine ve devletlerine olan özlemini içinde barindiriyor"

PeyamaKurd Özel- Orta Doğu, akıcı siyasi durum, zayıf hükümetler, dengesiz sınırlar ve yabancı müdahaleciler… Muhtemelen bildiğimiz bölgeden çok farklı bir coğrafya.  

Daily Times yayın organında M. Alam Brohi’nin imzasını taşıyan ‘Kürdistan- Gerçekleşebilecek bir rüya’ başlıklı bir makale yayımlandı. PeyamaKurd’un Türkçe’ye çevirdiği söz konusu  makalede Kürtlerin geçmiş dönem ile gelecek dönem siyaseti ele alındı.

‘Bağımsızlık hayallerine katkıda bulunuyor’

Bölgede çok fazla devlet ve çok fazla militan grubun olması, sivil çekişmelerin yerine dönüşmesi, Kürtlerin bağımsız devlet talepleri de dahil olmak üzere birkaç yeni devletin ortaya çıkması bölgenin durumu karmaşık bir hale getirdi.

Bilindiği üzere Irak’taki bir Sünni devletin olasılığı veya Libya’nın bölünmesi, Orta Doğu’daki birkaç uzman tarafından incelenmiştir. Kürt özerkliği sorunu kroniktir ve o bölgedeki iç savaşların ardından uluslararası odak haline gelmiştir. 

Irak’ta, Suriye’de, Türkiye’de, İran’da ve Avrupa’daki Kürt diasporasındaki nüfus, Kürtlerin milletlerine ve devletlerine olan özlemini içinde barındırıyor ve asırlık bağımsız bir ülkenin hayallerini gerçekleştirmelerine katkıda bulunuyor.

‘Türkiye ve İran desteği ile Kürtlerin toprakları işgal edildi’

Kürtlerin devlet özlemleri, Erbil'de bulunan Kürdistan Bölgesel Hükümeti'nin Amerika Birleşik Devletleri'nin de desteğiyle ortaya çıkmasından sonra daha da gürleşti.  Yeni Cumhurbaşkanı Neçirvan Barzani, ABD'de özerklik için daha fazla destek bulmaya çalıştı. 

Kürdistan’da Mesud Barzani tarafından referandum düzenlendi. Kürt nüfusunun ezici çoğunluğu bağımsızlığa oy verdi. İran ve Türkiye desteğiyle Irak Hükümeti, Kürdistan’a saldırdı ve petrol üretilen bölgeler de dahil olmak üzere Kürtlerin yönettiği toprakların % 40’ını işgal etti ve bağımsızlık planını reddetti.

Kürtlerin bağımsızlık isteği’

Kürtlerin, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’ye dağılmış yaklaşık olarak 30-35 milyon nüfusları bulunuyor.  Kürtlerin bağımsızlık isteği, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti'nin parçalanmasına dayanıyor.  Kürtler ilk defa 1920'de Müttefik Kuvvetler tarafından Sevr Antlaşması'nda bağımsız millet için arzuları, gelişmiş dili olan ayrı bir etnik ve kültürel grup olarak kabul edildi.

Ancak, Türk bağımsızlık savaşını takiben ve yeni Lozan Antlaşması’nın 1923’te sona ermesiyle, bağımsız Kürt milleti kurulamadı. Kürtler, Müttefik Kuvvetlerin ve Türk liderlerin bu haksız kararını hiçbir zaman kabul etmedi ve bağımsızlık arzularını daha pekiştirdi. 1925, 1930, 1937 tarihlerinde  isyan ettiler.

ABD,  Vietnam ve Afganistan’da olduğu gibi bölgeden aniden çekilirse, Kürt milletini mahkum eder. Savaş bulutları Orta Doğu’yu Müslüman dünyasının tehlikesine doğru sürüklemeye devam edecek.

Kürtler aynı zamanda Mahabad'da bağımsız bir idare sahibi olmaya çalışırken de sıkıntılar yaşadılar. Irak'taki Kürtler 1960-1970 arasında isyan etti. İran Şahı tarafından maddi ve siyasi olarak desteklendiler. Ancak, Şah 1975’te Saddam Hüseyin’le bir anlaşma yaptı. 1960'ta Suriye acımasızca Kürtlerle uğraştı. Onları vatansız kılacak yüzbinlerce Kürdün vatandaşlığını iptal etti. Kürtlerin dört devlet tarafından paylaşılması o zamandan beri durmadan devam eden bir durumdu.

‘Kürtler, Irak’ın işgalini destekledi’

Iraklı Kürtler ve Şiiler, ABD’nin Saddam Hüseyin’e karşı durduğu 1990-91’deki ilk Körfez Savaşı’nda ABD ile ortak bir neden buldu ve daha sonra Irak rejiminin intikamlı baskısıyla karşı karşıya kaldılar. ABD, Saddam rejimi tarafından bombalanan Kürtleri, Saddam’dan korumak için bölgeye 'uçuşa yasak bölge’ olarak belirledi. Yine 2003'te Kürtler, Irak'ın ABD ve İngiltere tarafından işgalini destekledi. Kürtlerin desteği, ABD'nin dağılmakta olan Irak ordusunun kalıntılarını bulması ya da Saddam yanlısı unsurların ortadan kaldırılması için çok faydalı oldu.

Türkiye, Erbil'deki Kürdistan Bölgesi Hükümeti'ne, esas olarak petrol ticareti nedeniyle samimi bir tutum sergilemiştir. Türkiye, 2010 yılında Erbil'de bir Konsolosluk açtı ve Kürdistan Bölgesi ile Akdeniz'e bir petrol boru hattı yapımı için anlaşma imzaladı. 2018 yılına gelindiğinde, günde yaklaşık 400.000 varil petrol Ceyhan Limanı'na nakledildi. 

‘ABD aniden çekilirse Kürtleri mahkum eder’

ABD, 2014 yılında Suriye'de Türkiye sınırında bir Kürt kasabası olan Kobanê'yi IŞİD terör örgütünden kurtarmak için Halk Koruma Birliği (YPG) ile birlikte mücadele etti. Bu durumu,( YPG'nin silahlanması) ülkeleri içim kalıcı bir tehdit olarak gören Türk liderlerini kızdırdı. Türkiye, PKK’yi yasaklasa da onun siyasi kanadı olarak gördüğü Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) yerel seçimlerde yer almasına izin vermişti. 2016 seçimlerine giren HDP ise 102 Belediye Başkanlığı makamını kazanmıştı. 

Türk liderler ABD’ye YPG’nin yerine IŞİD’e karşı Beşar Esad’ı devirmek için eğitilmiş Özgür Suriye Ordusunu (ÖSO) müttefik olarak kabul etmelerini önerdi. ABD kabul etmeyince Türkiye, tanklarını Rusya ile beraber bölgeye soktu.

Görünenlere göre ABD,  YPG’ye özerk bir vaat etti. Fakat Türkiye bunu asla kabul etmeyecek. Kürtlerin bağımsızlık hayali ABD desteğinin seviyesine bağlıdır. ABD Vietnam ve Afganistan’da olduğu gibi aniden çekilirse, Kürt milleti başka devletlere mahkum edilir.

 

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!

Yorum Yazın