PeyamaKurd - İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarından sorumlu kişilerin ulusal ve uluslararası mahkemelerde yargılanması gerektiğini belirterek, "Suçluların hesap vermesi sağlanmalıdır" diye belirtti.
İran'da "Yargı Haftası" dolayısıyla yayımladığı mesajda Hamaney, ülkenin yargı sisteminin görev ve sorumluluklarına değinirken, son yıllarda İran'a yönelik saldırılar nedeniyle açılacak hukuki süreçlerin önemine dikkat çekti.
Hamaney, özellikle 2025 ve 2026 yıllarında İran'a yönelik gerçekleştirildiğini belirttiği saldırılar nedeniyle ülkenin uğradığı can ve mal kayıplarının yargıya taşınması gerektiğini söyledi.
"Ulusal ve uluslararası mahkemelerde takip edilmeli"
Mesajında, ABD ve İsrail'i İran'a yönelik saldırılardan sorumlu tutan Hamaney, saldırılar sonucu hayatını kaybedenler ile maddi ve manevi zarar görenlerin haklarının aranmasının yargının öncelikli görevlerinden biri olduğunu aktardı.
Hamaney, "İkinci ve üçüncü dayatma savaşlarında şehit olanların kanı, ülkemize verilen maddi ve manevi zararlar ile İran halkının uğradığı hak ihlalleri, iç hukukta ve uluslararası mahkemelerde ciddiyetle takip edilmelidir. Suç işleyenler mutlaka adalet önüne çıkarılmalıdır" ifadelerini kullandı.
ABD ve İsrail'deki bazı yetkililerin saldırılarla ilgili açıklamalarına da değinen Hamaney, bu beyanların "itiraf niteliği taşıdığını" savunarak, bunların hukuki süreçlerde delil olarak kullanılabileceğini öne sürdü.
Yargı sistemine reform çağrısı
Mesajının önemli bölümünü yargı sistemine ayıran Hamaney, İran yargısının adaletin sağlanması, yolsuzlukla mücadele, halkın haklarının korunması ve hukukun etkin uygulanması konusunda daha fazla çaba göstermesi gerektiğini söyledi.
Yargı reformunun yalnızca resmi belgelerde kalmaması gerektiğini belirten Hamaney, vatandaşların bu dönüşümü mahkemelerde, yargı süreçlerinde ve günlük yaşamlarında hissedebilmesi gerektiğini ifade etti.
Hamaney ayrıca ekonomik güvenlik, çevrenin korunması, kamu hizmetlerine adil erişim ve meşru özgürlüklerin de yargının koruması gereken temel haklar arasında bulunduğunu kaydetti.