Arakçi ve Lavrov'dan ortak mesaj

Arakçi ve Lavrov'dan ortak mesaj

PeyamaKurd - İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Rus mevkidaşı Sergey Lavrov, aralarındaki stratejik ilişkilerin sağlamlığını vurgulayarak, bölgedeki krizlerin askeri bir çözümünün olmadığını savundu.

Abbas Arakçi, 19 Ekim 2026 Pazar günü, Tahran'da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile gerçekleştirdiği görüşmede, müzakerelerin oldukça verimli geçtiğini belirterek şunları söyledi:

“Tahran ile Moskova arasındaki ilişkiler stratejiktir, Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması'nın uygulanmaya konulmasının ardından ilişkiler daha önemli ve derin bir boyut kazanmıştır. Ekonomik, ticari, siyasi ve kültürel alışverişin geliştirilmesinin önünde hiçbir temel engel bulunmamaktadır.”

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ise ülkesinin İran ile yapılan stratejik anlaşmalardan ve yatırımlardan vazgeçmeyeceğini belirterek, "Zorlu uluslararası koşullara rağmen anlaşmalara bağlıyız. Nükleer sektörde de Rus teknik ekipler ve personel, kademeli olarak Buşehr Nükleer Santrali'ne geri dönüyor." dedi.

Lavrov ayrıca, iki ülke arasındaki ticari hacmin geçen yıl %21 oranında, bu yılın ilk sekiz ayında ise %10'dan fazla büyüme gösterdiğini, Avrasya Ekonomik Birliği ile Serbest Ticaret Anlaşması'nın uygulanmasının da ticaret ve enerji alanında büyük fırsatlar sunduğunu kaydetti.

Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı, denizdeki gerginliğin sebebini ABD ve İsrail'in politikalarına bağlayarak, “Hürmüz Boğazı'ndaki huzursuzluk, ABD ve İsrail'in askeri saldırılarının ve İran'a uygulanan ekonomik ambargonun doğrudan bir sonucudur.” görüşünü sundu.

Arakçi ayrıca Tahran'ın, Hazar Denizi'ndeki huzursuzluktan ve bu denizde İran ve Rus gemilerine düzenlenen saldırılardan duyduğu derin endişeyi dile getirdi.

Konuşmasının başka bir bölümünde Abbas Arakçi, askeri tırmanışın ardından bölgedeki güvenlik durumuna dikkat çekerek şunları kaydetti: "Son savaş, bölge ülkelerine ABD askeri üslerinin varlığının kendilerinin güvenliğine hiçbir katkı sağlamadığını, aksine istikrarın bozulmasına yol açtığını kanıtladı. Bu üsler, ev sahibi ülkeleri koruyamadıkları gibi kendilerini dahi savunamayarak ağır darbeler aldılar."