PeyamaKurd - PYD Eş Başkanlık Konseyi Üyesi Aldar Xelîl, Rojava’nın (Kuzey ve Doğu Suriye) varlığını koruduğunu, ancak Suriye hükümetiyle (Şam) varılan anlaşmayla bölgenin fiili özerk yapısının büyük ölçüde sona erdiğini açıkladı.
Xelîl, “Rojava bir hakikattir, yok edilemez” derken, projelerinin artık tüm Suriye’yi kapsayacak şekilde genişleyeceğini ve demokratik bir Suriye inşası için çalıştıklarını vurguladı.
Suriye ile yapılan anlaşmayı “entegrasyon” (indimac/kaynaşma) olarak tanımlayan Xelîl Rûdaw'a konuşarak, Rojava’nın Suriye’den ayrı olmadığını belirterek, özerk kimliğin korunarak Şam ile birlikte çalışılacağını ifade etti.
Eski Özerk Yönetim’in ayrı kurumları (maaşlar, siciller, asayiş ve savunma koordinasyonu) Şam’a bağlanıyor. DSG güçleri Suriye ordusu çatısı altına girerek “Cezire Bölgesi Tümeni” adıyla devam edecek; dört tugay (üçü Cezire’de, biri Kobani’de) oluşturulacak ve komutanlar DSG’den kalacak, ancak şehir merkezlerinden çekilecekler.
Haseke Valiliği için Nûreddîn Xanîka (Bavê Omer) isminin Şam’a önerildiği ve onaylandığını doğrulayan Xelîl, Savunma Bakan Yardımcısı için Çiya Kobani’nin isminin sunulduğunu, ancak Mazlum Abdi’nin doğrudan makam almayacağını söyledi.
Kürt haklarının anayasal güvenceye alınması için anayasa yazım sürecinde yer almak istediklerini belirtti; 2014 sonrası diplomaların tanındığını, Kürtçe eğitimin geleceğinin anayasaya bağlanacağını kaydetti.
Türkiye ile doğrudan görüşmeler olduğunu açıklayan Xelîl, Abdullah Öcalan ile görüşme talebinde bulunulduğunu ve Türkiye’nin tutumunun değişmeye başladığını ifade etti. Herhangi bir anlaşmanın Türkiye’nin rızası olmadan yarım kalacağını vurgulayarak, her iki tarafın da düşmanlık ruhunu ortadan kaldırmaya çalıştığını söyledi.
Özerk Yönetim kalmıyor mu?
Özerklik konusunda en net ifadeyi kullanan Xelîl, “Özerk Yönetim kalmıyor mu?” sorusuna “Hayır, hayır” yanıtını verdi ve özerkliği (xweserî) “bölgenin özelliği, kimliği, kültürü” olarak yeniden tanımladı.
Süveyda ve Sahil bölgeleri gibi Rojava’nın da coğrafi ve kültürel özelliklerinin korunması gerektiğini, ancak Suriye içinde özel statü şeklinde devam edeceğini belirtti. Eski anlamda ayrı bir özerk yapının kalktığını, bunun yerine Suriye’nin bir parçası olarak koordinasyonlu bir sistemin geleceğini kabul etti.